15 Mart 2020 Pazar

MUF Nedir

MUF (Maximum Usable Frequency)  mevcut propagasyon şartlarında kullanılabilecek en yüksek frekans'ı belirtir.

Yani iki nokta arasında, mevcutta bulunan, tropo , Sporadic gibi propagasyon şartlarında bu şartların yansıtabildiği en yüksek frekanstır.

Peki ne işe yarar nerelerde kullanılır?


Bundan önceki yazılarımda özellikle uzun mesafe VHF haberleşmesi yaparken bu konuya biraz değinmiştim..
Hazır şimdi bahar ayları yaklaşıyor, tropo alarmları yavaş yavaş maillere düşmeye başladı.. Tekrar hatırlatmakta fayda var.


Öncleikle https://ta2nc.blogspot.com/2019/02/vhf-propagasyon-turleri.html  yazımı tekrar bir okumanızı isteyeceğim.

Bu yazımda bahsi geçen tropo, sporadic gibi oluşumlar, belirli frekansları yansıtma özelliğine sahiptir.

Havalar ısındıkça daha yüksek frekanslarda yansıma yapması mümkün hale gelecek olan bu fenomen, bu günlerde 28 MHz ve 50 MHz bandlarında daha etkin.

Anlık durumunu
https://www.dxmaps.com/spots/mapg.php?Lan=E  adresinden takip edebileceğiniz bu MUF raporu , örneğin şu an için aşağıdaki gibi görünüyor. Bu sayfadan, ihtiyaçlarınız auygun olarka, şu locatorlarda şu frekanslarda birşey olursa bana alarm maili gönder diye ayarlama yapma imkanınız da mevcut.


Biraz önce aldığım ekran görüntüsünde gördüğünüz gibi , bir noktada 54 Mhz e kadar çıkmış, genelde 29-30 mhz civarlarında.
peki bu bilgi ne işimize yarayacak?

Şu an hem yeni yeni bahar aylarına girdiğimiz ve hem de güneşin battığı bir saat.
Yani, klasik HF işletme bilgimize göre .. 28 MHz bandının şu an tamamen ölü olması gerekiyor. Hele ki, güneş döngüsünün bu kadar düşük olduğu bir dönemde..

Ancak, 28 MHz bandı hem VHF hem HF özellikleri göstermekte olduğundan, şu an S metremde 9 hatta bazen 9+10 9+20 şiddetinde sinyaller duyuyorum Avrupa'dan..


İleriki zamanlarda mayıs haziran gibi, MUF yayılımı aşağıdaki gibi bir duruma gelecek..

Ve böyle bir durumda, güzel bir anten ile , el telsiziniz ile bile yurtdışı QSo yapma ihtimaliniz olacaktır.


15 Ocak 2020 Çarşamba

RF Sağlığa ne kadar zararlıdır?


Merhaba,
Çoğu amatörün hem kendine sorduğu, hem de çevresindeki komşularının sorduğu zaman cevap vermekte zorlandığı bir konudan bahsetmek istiyorum.

RF sinyalleri zararlı mıdır? Yoksa zararsız mı?

Bu konuda vaktinde epey bir kaynak incelemiştim. Örneğin evimizde 1 yıl boyunca çalışan bir wifi cihazdan aldığımız radyasyonun, 1 saat cep telefonunda konuşarak alınabileceğini ne kadarımız biliyor??


Geçen gün internette gezerken Z33T Mile Kokotov'un yazdığı yazıyı görünce, kendisinin iznini alarak bu yazıyı paylaşmayı uygun gördüm.

Oldukça basit herkesin anlayabileceği bir şekilde anlattığı bir yazı olduğundan burada paylaşmanın doğru olacağına kanaat getirdim. Verdiği örnekler de günlük hayatımızda karşılaşabileceğimiz bilgilerden oluştuğu için anlaşılması çok daha kolay.


Yazının orjinaline https://www.qsl.net/z33t/emb_stetni_ili_ne_eng.html  adresinden de erişebilirsiniz.

Günümüzde özellikle 5G teknolojisi ile tekrar tartışılmaya başlayan bu konu, gerek amatör radyo cihazlarımız, gerekse evimizdeki wifi cihazlarımız ve cep telefonlarımız ile uzun zamandır gündemimizde.

Radyasyon adını radiate yani yayılma kelimesinden almaktadır..
Adından korktuğumuz bu kelime aslında bir kavramı ifade eder..
Bu yazıda Mile, elektromanyetik radyasyonun ve farkında olmadan kullandığımız diğer radyasyon kaynaklarından söz etmiştir.



Ülkemizde UFO adıyla da alınan Infrared ısıtıcılar, ısı enerjisini infrared bandında bulunan elektromanyetik radyasyon olarak yayarlar. Aslında ısı yayan her cisim infrared bir ışıma yapar..

Infrared ısıtıcılar,  hem frekans olarak kullandığımız kablosuz tüm cihazlardan daha yüksek frekansta hem de güç olarak çok daha yüksek güçlerde çalışmaktadır. Infrared ısıtıcılar genelde 2-4 kw arası bir güce sahip olmakla beraber, ayrıca arka tarafında bulunan reflektör ile bu gücü daha da arttırararak bize yansıtmaktadır.

Ancak, etrafımızdan sıklıkla duyduğumuz, WiFi zararlı mı , cep telefonu zararlı mı gibi soruları hepimiz biliyoruz..

Elektromanyetik dalgaların enerjisi frekans yükseldikçe artmaktadır.. Evimizde bulunan bu tür cihazlar, hem frekans olarak bu ısıtıcılardan oldukça düşük frekanslarda çalışmakta  ki bu yüzden daha düşük enerjiye sahip olmakta , hem de bu ısıtıcılardan binlerce kat daha zayıf güçlerde çalışmaktadır.

Elektromanyetik radyasyonun çok zararlı bir türü elbette vardır. Buna İyonize Radyasyon denmektedir. İyonize radyasyon, Atomlarda bulunan elektronları koparmaya yetecek kadar güçte olan enerjiye sahip dalgalar demektir. Atomlar bozulunca dolayısıyla bu atomlardan oluşan DNAlarımız da zarar görecektir.






İyonize radyasyon, görünür ışıktan daha yüksek frekanslarda bulunan UV yani ultraviyole ışık ile başlar, frekansı daha da yükseldikçe çok daha zararlı X-Ray, Gamma-Ray gibi isimler ile devam eder.



Elektromanyetik radyasyonun farklı frekanslardaki enerji dağılımı aşağıdaki tabloda da görülebilir.



Elektromanyetik radyasyonun zarar verip vermeyeceğine dair bir çok çalışma yapılmasına rağmen, henüz kesin bir sonuç elde edilmiş değil. Ama zarar verdiği de ispatlanabilmiş değil.

 Ancak şu bir gerçek ki, ortada bir zarar varsa, bu günlük hayatımızda sürekli karşılaştığımız, elektrikli ısıtıcı, güneş ışığı (güneş ışığında ilave olarak ultraviyole radyasyon da vardır.. cilt kanserini tetikleyen de bu kısımdır.. bu yüzden güneş kremi kullanıyoruz)  , hatta ve hatta ateş gibi çok yüksek frekanslı kaynakların bize zararı çok daha yüksek olacaktır.
Örneğin güneş ışığı metrekareye yaklaşık 1000W'lık bir güç vermektedir.

Yukarıdaki bilgilerin ışığında, hem çok daha düşük frekanslı, dolayısıyla düşük enerjili ve çok daha düşük güçlerde (binde birinden bile düşük güçler) kullandığımız telsiz, wifi gibi cihazlar mı daha zararlıdır? Yoksa , çoluk çocuk karşısına geçip ısındığımız, infrared ısıtıcı ve hatta onbinlerce yıldır karşısına geçip ısındığımız odun ateşi gibi infrared kaynaklı ısıtıcılar mı siz karar verin..


Yazısından alıntı yapmama izin verdiği için Mile'a tekrar teşekkürler.


73
de TA2NC



9 Eylül 2019 Pazartesi

Anten Rotator Kontrol Projesi (K3NG)

Merhaba
Bu paylaşımda, epey bir süredir başarıyla kullandığım bir projeden bahsedeceğim.



K3NG isimli radyo amatörünün geliştirdiği Arduino tabanlı bir antenna controller.

Öncelikle ne iş yapar?

Bildiğiniz gibi, özellikle yönlü anten kullanan arkadaşlar, anten yönlerini çevirmek için bir rotor kullanmakta..
Bu rotorun hangi yöne baktığı, çevirme işlemleri ise istasyonun içinde bulunan bir kontrol kutusu ile yapılmakta..

Genelde çok sağlıklı olmayan bu kutu, zaman zaman bozulmakta (Trafosu yanar, dişlisi bozulur vs)
Ayrıca kullanmak ta kolay değil.. Ne var ki bunda, çeviriyoruz dönüyor diyecekler için
bu rotoru bir de Uydu takibinde ya da ay takibinde kullanmalarını isteyeceğim.
Elle sürekli yön vermekten hobiden soğursunuz :)

Peki ne yapalım derseniz, bazı rotor üreticilerin rotor kontrolünü bilgisayardan yapmak için oldukça pahalıya sattıkları arayüz çözümlerinden alabilirsiniz.. Ya da kendi rotor controlleri'inizi kendiniz yaparsınız.

Bu yazıda temel olarak neler yapar, nasıl kullanılır tarzı açıklamalar yapacağım ama, projenin kendisi çok detaylı.. O yüzden bir kısmını proje'nin kendi sayfasından takip etmeniz daha doğru olacaktır.

Projenin orjinal sayfası
https://blog.radioartisan.com/yaesu-rotator-computer-serial-interface/

Ayrıca proje'nin kodlarının bulunduğu kısım
https://github.com/k3ng/k3ng_rotator_controller    adresinden görülebilir.

Rotor projesinin neredeyse her soruya kaynak oluşturabilecek wiki sayfasına ise
https://github.com/k3ng/k3ng_rotator_controller/wiki

linkinden erişebilirsiniz. Neler yapabildiği, neleri desteklediği ile ilgili tüm bilgi burada mevcut.


Cihazi hazirladiktan sonra ister manual olarak üzerindeki düğmelerden, isterseniz USB ile bilgisayarınıza bağlayıp, mevcut log programınız ya da pstrotator gibi bir yazılımla direkt bilgisayar üzerinden kullanmak mümkün.



Öncelikle malzeme olarak nelere ihtiyacımız var.


  • Bir anten rotoru (hazır birşey de olabilir, redüktör ve dişliler ile kendi yaptığınız bir rotator de olabilir.)



  • Anten rotoru'nun yönünü bildirebilecek bir sensör.


Bu sensörler çok farklı özelliklerde olabiliyor.
Örneğin, çoğu rotorun içinde bir potansiyometre var.. Bu kullanılabilir
Ya da Arduino tabanlı çalışan manyetik pusulalardan kullanabilrsiniz
Magnetic effect sensor kullanabilirsiniz
Rotary Encoder kullanabilirsiniz..

Bu malzeme rotorun baktığı yönü , arduino'ya göndermek için kullanılacak.


  • Arduino (Uno, Mega vs..Projede kullanacağınız komponent sayısına göre)
  • Arduino uyumlu Röle kartı (5V ve 12V versiyonları satılıyor)
  • 2x16 ya da daha iyisi 4x20 LCD Ekran (I2C uyumlu olması daha kolaylaştırıyor işi)
  • Ara bağlantılar için kablolar
  • Kullanacağınız Rotor'un güç ihtiyacını karşılayacak bir güç kaynağı. 
Bildiğiniz gibi bazı rotorlar AC voltajlarla bazıları ise DC voltajla çalışmakta. Buna uygun olarak bir besleme ünitesi lazım olacak

  • Push Button (Manual Anten yönü seçimi için)
  • Opsiyonel olarak Arduino için GPS ,RTC Saat ünitesi
  • Hepsini bir araya toplayabileceğiniz bir kutu.





Buraya kadar tamam. Öncelikle, burada arduino nasıl programlanır, sketch dosyası nedir gibi detaylara girmek istemiyorum. Bunlar internette bir çok erde bulabileceğiniz bilgiler.

Çok temel olarak nasıl bir rotor kontrol devresi yapabiliriz'i gösteren temel bir çizim K3NG sayfasında paylaşmış.





Bu çizimden ne anlamalıyız?
Ortadaki Arduino. Arduino'ya yabancı olanlar için cihazın birkaç tip baglantısı vardır.
Birincisi digital in/out'lar...  İkincisi Analog in, bunun yanında i2c ve seri bağlantı pinleri de bulunur.

Resmin sol üstünde bulunan Azimuth V ve elevation V pinleri rototardaki potansiyometre'den gelen okuma pinleri.
Tabii ki bu potansiyometrelere bu semada görünmeyen 5V ve ground baglantilarini da çekmemiz gerekiyor ki, okuduğumuz bir değer elde edebilelim. Bu pinleri A0 ve A1 uçlarına bağlıyoruz.

Bu pinlerin altındaki 4 adet düğme ise rotoru bilgisayar kontrolü haricinde el ile kontrol etmek istersek basacağımız düğmeler. Bu düğmeler de A2-A5 arasındaki pinlere yerleştirilmiş durumda.

LCD baglantisini tek tek anlatmayacağım.

Rotate CW-CCW Down ve Up ise  cihazimiz rotora dönme komutlarını gönderirken kullanacağimiz pinler. Buradaki ornekte bu pinler basit bir devre uzerinden surulmus . Ancak Arduino icin kullanılan role kartlarından birini kullanacak isek, direkt olarak pin uçlarını role kartına girebiliyoruz.
İlave direnc kapasitor ve transistor ihtiyacımız bulunmuyor. Bu pinler de digital 7-8-9- ve 10. pinlere bağlı.


Simdi bu basit semaya göre yazılımın konfigurasyonuna geldi sıra.




İlk yapmamız gereken rotator_features dosyası içindeki kullanacağımız parametreler ile ilgili ayarlar.
Burada rotor kontrol kartımızın hangi özellikleri destekleyeceğini seçiyoruz.

Örneğin, rotorumuz sadece azimuth yani yatay hareket yapıyorsa FEATURE_ELEVATION_CONTROL seceneginin basinda "//" isaretinin olmasını yani disable olmasını sağlıyoruz. Ama hem yatay hem dikey destekliyor ise "//"işaretini kaldırmamiz gerekiyor.

Rotorumuzda gps baglantisi var ise, Moon_Tracking veya sun tracking opsiyonlarini açabiliriz. Yukarıdaki semaya göre baktığımız için buna da gerek yok.

Position sensor kısmında rotorun yön bilgisini nasıl okuduğumuz ile ilgili ayarlar mevcut.

Üstteki semada sadece potansiyometre kullanildigi icin
#define FEATURE_AZ_POSITION_POTENTIOMETER   secenegini aktif edip digerlerini // ile kapali tutmak gerekiyor.
Ayni sekilde
#define FEATURE_EL_POSITION_POTENTIOMETER secenegini de aciyoruz.


Bir sonraki kisim ekran ayarlari.
Semadaki gibi 4 bitlik bir LCD kullanacak isek
#define FEATURE_4_BIT_LCD_DISPLAY
 secenegini,   I2C veya baska bir ekran tipi kullanacak isek te ona uygun parametreyi aktive ediyoruz.

Diger secenekler ile ilgili ayarlarin acilimlari en ustte verdigim linklerde mevcut. Hepsini tek tek aciklamayacagim.

Bu dosyadaki ayarlarimiz bitti.
Simdi geldik ilgili pinleri ayarlamaya.

rotator_pins dosyasini actigimizda,
bir cok pin ayari var.
Ben yine ustteki semaya göre hangi ayarları yapmak gerek onu söyleyeceğim.


Önce
#define rotate_cw 10            
#define rotate_ccw 9
             
#define button_cw A2   
#define button_ccw A3  


#define rotate_up 7      
#define rotate_down 8      

#define button_up A4
#define button_down A5


ayrica potansiyometre okuma uçlari da

#define rotator_analog_az A0
#define rotator_analog_el A1

ayarları ile giriliyor.

seklinde semaya uygun eşlestirdik. Değerlerin bu olmasi sart degil. Arduino uzerinde hangi pinlere bagladiysaniz ona gore bu dosyayi degistirmeniz gerekiyor.

Üçüncü ve son dosyamız ise, rotator_settings dosyası.
Bu dosya icinde LCD ekran ayarlarımızı yapacağız.

#define LCD_COLUMNS 20 
#define LCD_ROWS 4 

seklinde yapacagimiz bir ayar 20x4 luk bir ekran icin gereklidir.
Semadaki ekran icin bu degerleri
#define LCD_COLUMNS 16
#define LCD_ROWS 2

Yapmamız yeterli.

Röle kontrol davranışını tersine çevirmek için (Ne zaman aktif ne zaman pasif olacağına göre)
#define ROTATE_PIN_INACTIVE_VALUE HIGH
#define ROTATE_PIN_ACTIVE_VALUE LOW
şeklinde bir değişiklik uygun olacaktır.  Bazı röle kartları normalde aktifken bazıları pasif oluyor. Bu ayar bunu değiştirmeye sağlıyor.


Daha sonra bu kodu arduino ya yüklediğimizde herhangi birşey gözden kaçırmadıysak çalışması lazım

Ayar dosyalarında gördüğünüz gibi birçok ayar var.
Kullanicinin isteklerine gore cok farklı şeyler yapmak mümkün.
Örnegin i2c tabanli bir sensor ile rotor yönünü ölçmek istiyorsak, i2c'nin kablo mesafesi cok kısa oldugundan evin icine indirme imkanimiz yok. Bu durumda bir arduino antenin yanina bir tane eve koyup master/slave seklinde calisabilmesi bile dusunulmus.


Bu kontrol kartını mevcut rotorunuza bağlamak için de aşağıdaki gibi bir bağlantı yolu izlayebilirsiniz.

İki tip rotor var bildiğiniz gibi. AC ve DC..
Rotorunuzun tipine göre röle bağlantılarını ayarlayabilirsiniz.
Benim evdeki setup'ta Azimuth Rotorum AC , Elevation ise DC. Tek bir 4'lü röle kartı ile çalıştırıyorum.

Bazı rotorlarda ilave olarak Brake fonksiyonu da var. Bu tür durumlarda 5'li röle kartı kullanılıp, kontrol kartindaki Brake fonksiyonu da kullanılabilmekte.


DC Motor Yön Kontrolü
AC Motor Yön Kontrolü



Bunlar standart bağlantı. DC motorunuzu isterseniz PWM kontrol kartı üzerinden sürerek hız kontrolü ile de kullanabilmeniz yine opsiyonlar arasında.



Dedigim gibi cok kapsamli bir urun. Herkesin ihtiyacina gore de farkli konfigurasyonlar yapmak mumkun.

Benimki basit bir yol gösterimi. Gerisi size kalmış.



73

G4HSK minimal tasarımı







29 Ağustos 2019 Perşembe

2.4 GHz te bir Türk istasyonu !!!

Oscar 100 ile ilgili geçmiş yazılarımda özellikle 2.4 GHz bandının Türkiye'de "maalesef ki" serbest olmadığını yazmıştım.


hem amatörlük hem de afet gibi durumlarda haberleşme amaçlı kullanılabilecek bu uydu'nun biz Türk amatörleri tarafından kullanılamaması oldukça üzücü.

TRAC Genel Merkezi ve TRAC Antalya şubesi'nin beraber organize ettikleri TC113PTR özel çağrı işaretli aktivite istasyonu için, BTK ve Kıyı Emniyeti'nin özel izinleri ile 2.4 GHz te çalışma izni alındı ve , Türkiye'nin ( ve Osmanlı'nın)  ilk telsiz istasyonu olan Patara/Antalya istasyonunu anma etkinliğinde aynı lokasyondan çıkış yapıldı.

Bu uydu ile yakın ilgimden kazandığım bilgi birikimi bu ekip ile paylaşarak QRV olabilmelerine yardımcı olabildiğim için ne mutlu bana.


Umarım bu frekansı özgürce kullanabilmemize izin kısa zamanda çıkar ve özel izinlere gerek duymadan hepimiz bu bandın güzelliklerini beraber yaşayabiliriz.


Aşağıda yaptığım kısa bir kayıt görünüyor.

TC113PTR ye başarılar.

 

25 Ağustos 2019 Pazar

ISS Radar Echosu


Merhaba,
EME çalışanların sıklıkla kullandığı bir referans sinyal vardır. Özellikle bizim 2m bandına çok yakın olduğundan 2m antenleri ve cihazları ile duyulması kolaydır..

Bu radar vericisi fransa'da bulunan Graves radarı.


Radar 2000 km mesafede'den 10 cm büyüklüğünde cisimleri algılarken , 36000 km mesafede 1 metre çözünürlükle çalışabiliyor.

Graves Radar Vericisi

Radar 4 yöne bakan 4 anten ile çalışıyor.
 Gönderdiği sinyalleri hem Avrupa'daki monitör istasyonlar hem de yine Fransa'da bulunan alıcı istasyonu ile topluyor.

Graves Verici Pattern'i


Radar vericisi her bir antene dönüşümlü olarak sinyal göndermekte bu yüzden dinlerken   sanki bir mors sinyali gibi yaklaşık 1 sn'lik pingler duyulmakta.


Biraz önce ben de diğer radyo amatörlerinin yaptığı gibi, EME yani ay yansitma çalışmasında kullandığım antenimin yönünü kalibre etmek için 143.049 USB deki bu sinyali dinliyordum..

Birden sinyali şiddetli bir şekilde ama daha yukarıdaki bir frekanstan duymaya başladım.

Hemen üstümüzden geçen uydular neler diye bakınca ISS'in yaklaşmakta olduğunu gördüm.

Evet bir çok amatörün test ettiği Graves radarı ile ISS'i yakalamayı ben de başarmıştım.

Bu sırada kısa bir kayıt ta aldım.

Spektrum'un sağından doğru başlayıp soluna kadar devam eden iz ISS'ten glen yansımalar.
İki sıra iz olduğunu fark edeceksiniz.
Kuvvetli olarak duyulan iz, muhtemelen ISS'e doğrudan bakan radar anteni iken, zayıf olarak gelen iz ise anten'in diğer lobunun yansıması. Zaten dikkat ederseniz ping birinde kesilip diğerinde duyuluyor.

Bildiğiniz gibi çok hızlı giden cisimler bir doppler etkisi yaratır. Bu etki aynı uzaktne gelen bir ambulans'ın siren sesi gibi yaklaştıkça üst frekanstan uzaklaşırken de alt frekansa doğru kayar..

Burada da aynı durum yaşanmış oldu. ISS bana doğru yaklaşırken  frekans aşağı doğru kaydı.

İşte çektiğim video.

23 Temmuz 2019 Salı

ADF4351 Signal Generator


Transverter sayfasında bahsettiğim ADF4351 Sinyal Generator hakkınd abiraz daha kapsamlı bilgi vermek istedim.

Analog Devices firmasının bir ürünü.

35 Mhz-4400MHz (4.4 GHz) aralığında sinyal üretebilme kabiliyetine sahip.

Değişik çarpma/bölme oranlarında programlanabildiği gibi, çıkış gücü de değiştirilebilen,
aynı zamanda, iki bağımsız çıkışa sahip bir cihaz.  2.2 GHz e kadar kare dalga, 2.2-4.4 arası ise sinüs dalgası üretebiliyor.

Aliexpress, banggood gibi sitelerde evaluation board şeklinde alıp kullanabileceğiniz gibi, üstüne hazır LCD ve genelde SM32 ile yapılmış kontrol kartı da takılı halini, ya da kendi devrenizde kullanacaksanız, direkt IC olarak alabilme şansınız var.

Kontrol kartlı halinden bahsetmiyorum..
kendisi şöyle bir alet. Resim herşeyi anlatıyor zaten. 55$ gibi bir fiyatı var.
Ben daha ucuza nasıl malederim diye araştırdığımda şu kartı buldum;



Cihazı biraz anlatacak olursak,  Soldaki SMA konnektör harici bir sinyal kaynağı (10 MHz) bağlamak içn var. Elinizde daha önceki bir yazımda bahsettiğim, TCXO, OCXO ya da GPSDO gibi 10 MHz kaynak varsa cihazınızı buradan besleyebilirsiniz.
Tabii bunun için, önce kart üstündeki kristalin çıkışında bulunan direnci sökmeniz gerekiyor.  Böylece internal kristal devre dışı kalıyor ve  sizin harici kaynağınızdan cihaz çok daha stabil çalışabilir hale geliyor.

En sağdaki SMA'ler çıkış ayakları.

Ön sağ'da 5V adaptör girişi var.
Diğer pinler ise cihazı programlamaya yarıyor.

Bu programlama işi için internette bir çok farklı kaynak var.
Ben F1CJN çağrı adlı Fransız Radyo amatörünün kodunu kullandım. Oldukça memnun kaldım.

Orjinal sayfası http://f6kbf.free.fr/html/ADF4351%20and%20Arduino_Fr_Gb.htm linkinden görülebilir.

İngilizce/Fransızcası olmayan arkadaşlar için özetlemek gerekirse,

Bir adet ADF4351 , 1 Adet, Arduino Uno/nano , 1 adet Arduino Keypad shield , tercihen bir adet (olmasa da olur) 5V 3.3V logic çevirici ihtiyacınız olacak.Çünkü, ADF4351 Arduino gibi 5V ile değil, 3.3V ile seri haberleşme yapmakta.
İsterseniz Logic çevirici yerine direnç ile de voltajı düşürebilirsiniz.Ki ben öyle yaptım.

Ekranımız bu:
2-2.5 Dolar civarına satılmakta.

Aşağıdaki bağlantı şemasını üstte bahsettiğim, F1CJN'nin sayfasından aldım.



Şimdi gelelim tüyolara.
Üstteki bağlantıdaki gibi direnç kullanabileceğiniz gibi, bahsettiğim gibi, araya bunun yerine bir logic çevirici kullanmanız da mümkün.

Arduino güç kaynağı olarak, 8-9V civarı bir besleme kullanın. 12V beslemeniz halinde, Arduino güç regülatörü çok ısınıyor ve restart etmeye başlıyor.

ADF4351'in beslemesini yine Arduino'nın 5V çıkışından alabilirsiniz. 

İlgili arduino programı,
http://f6kbf.free.fr/html/ADF4351_LCD_07032016.zip adresinden indirilebilir.

Şimdi,
Ben burada yazanların hepsini yaptım. 
Arduino'yu yükledim, cihaza güç verdim..
O da ne, LCD ekranda NO LOCK yazıyor... ADF4351 üstündeki frekans kitleme ışığı belli belirsiz yanıyor, hatta elimi yaklaştırdığımda telsizden sinyal duyuyorum ama, bir türlü sağlıklı çalışmıyor diyorsanız,
Epey bir forum gezdikten sonra bulduğum bir tüyoyu paylaşayım.
ADF4351'in düzgün çalışmas için CE pin'inin High'a çekilmesi gerekiyormuş.
Bu sebeple, ADF4351'in CE pin'ini 10K bir direnç ile hemen yanındaki 3.3V pinine bağladım.


Bundan sonra hiç sıkıntı yaşamadan her çalıştırmamda frekans düzgünce  değişti ve çalıştı.

İlave olarak cihazı kutuladım, kutuya 12V-9V çevirici koydum. Böylece her cihazımı ayrı ayrı beslemek yerine tek bir 12V kaynaktan besleyebiliryorum.


Buraya da bir iki video ekleyeyim.









8 Temmuz 2019 Pazartesi

Türkiye VHF UHF Yarışması

Takip eden tecrübeli Amatör arkadaşlar, dünyada neredeyse her band her mod için bir veya birden fazla yarışma olduğu gerçeğini bilirler.

Peki nedir bu yarışma ya da çok daha bilinen adı ile "Contest"ler.. Niye yaparlar..Bu yazıda önce kısaca buna değinelim.


Değişik kuralları olsa da, genelde, toplam en uzak mesafe, toplam en fazla sayıda amatörle konuşmak gibi kuralları bulunan yarışmalarda, aslında önemli olan gaye,

 "bir amatörün, istasyonunu hem duyma hem gönderme alanında mümkün olan en iyi seviyeye getirebilmesi için teşvik, cihazında o güne kadar ihtiyaç duyup kullanmadığı AGC, RF Gain, Filtreler, RIT, DSP gibi düğmelerin gerçekte ne işe yaradıklarını tecrübe etmeleri, frekansları iyi kullanabilme, dinleme ve gönderme yeteneklerinin gelişmesi'dir.."


Özellikle HF yarışmalar (CQ-WPX ve CQ-WW en bilinen ve en kalabalık katılım olduğu yarışmalardır)  WARC bandlar hariç tüm HF bandlarda yapılan, bandda boş yer bulup konuşmanın bile epey zor olduğu yarışmalardır. Hem sizin hem cihaz ve güç kaynaklarınızın 48 saat gibi bir süre kesintisiz çalışmaya ne kadar dayanabileceğini gösteren gerçek maratonlardır.

Tabii HF yarışmalar için biraz olsun iddia sahibi olabilmek için, çok iyi gönderme ve duyma anten sistemlerine sahip olunması, çok seri, iyice tecrübelenmiş operatörler ve bu strese dayanabilecek cihazlar kullanmak gerekmektedir.

VHF ve üstü (Mikrodalga bandların da ayrı yarışmaları var) frekanslardaki yarışmalar ise biraz daha lokaldir. HFteki gibi mevsimsel etkilerden ziyade, günlük değişebilen Tropo, Sporadic gibi etkilere oldukça maruz kalmaktadır. Bu yüzden görüşmeler de HF te olduğu gibi tüm dünya ile değil, daha lokal, birkaç yüz km'lik bir bölgede gerçekleşebilmektedir.

Bu genel bilgilerden sonra, konuya gelecek olursak,  TRAC Türkiye bünyesinde  yıllar önce temeli atılan bir VHF yarışmamız olduğunu biliyor muydunuz?

Bu sene serbest bırakılan 6m de dahil edilmek üzere, 6m, 2m ve 70cm bandlarında düzenlenen bu yarışma, haziran aynın son ya da temmuz ayının ilk haftasonu düzenleniyor.
Yarışma, FM CW ve SSB tüm modlarda katılıma olanak sağlamakta.
Yani gerektiğinde bir el cihazı ile bile katılabilir ve yarışma yapmanın zevkini yaşayabilirsiniz.

Peki nasıl?

Yarışma kuralları TRAC web sayfasında mevcut olmakla beraber,  arada herhangi bir echolink, Röle bulunmadan direk olarak yapılan tüm görüşmeler loglanıyor.  Görüşme sırasında, Karşılıklı Çağrı işareti , Sinyal raporu, Sıra numarası (Kaçıncı görüşülen istayon olduğu bilgisi) ve en önemlisi Locator bilgisi paylaşılıyor.


-------------
Locator'un ne demek olduğunu daha önce uydu başlıklı yazımda yazmıştım. Tekrar etmekte fayda var. Bir amatör istasyonunun Locator bilgisini adı soyadı gibi bilmeli. Özellikle VHF ve üzeri bandlarda sadece ben Ankara istasyonuyum, Ben Bursadan çıkış yapıyorum, Karabükten çağırıyorum gibi tabirler kesinlikle ama kesinlikle doğru tabirler değil.
VHF ve üzeri bandlarda amatörler Locator bilgisi paylaşır. Locator, bulunduğunuz coğrafi alanın, en az 4 tercihen 6 haneli bir harf rakam kombinasyonu ile adresidir.
Peki kendi istasyonumuzun Locator'unu nereden öğreniriz?

Gird square ya da grid locator olarak google search yaptığımızda karşımıza çıkacak bir çok siteden bulabiliriz.
Örneğin,
http://www.iz3mez.it/maps.google/ww-loc.html
ya da
https://k7fry.com/grid/  gibi
--------------

Bu kısa ara bilgiden sonra, yarışmada, VHF ve üzeri bandlarda tercihen Horizontal yani yatay konumlu anten tercih edilmelidir. Özellikle SSB ya da CW çalışıyorsanız.

Yaptığınız QSO'ları, bri excel tablosu, bir form ya da en güzeli N1MM gibi bir log programı ile kayıt altına almanız lazım.
N1MM bahsi geçen Türkiye yarışmasını da desteklemekte. Ayrıntıları web üzerinde bulunabilir.

Bilgisayar destekli olduğunda aradaki mesafe hesabı, otomatik verilen sıra numarası, UTC olarak yazılan saat gibi bir çok bilgi operatörü uğraştırmadan kaydedilebilmekte.

VHF yarışmalarda avrupada bir çok istasyon, daha uzak mesafelere erişebilmek için, yüksek dağ/tepe gibi bölgelere çıkmakta. Buralardan /P kısaltması ile yani portable olarak çıkmaktalar.
Örneğin TA2NC/P şeklinde duyacağınız bir çağrı işareti , sizin kendi istasyonunuzda değil, arazide çalıştığınızı gösterecektir. Bu tür bir çalışmada, gitmeden çalışma yapacağınız bölgenin Locator bilgisini öğrenmekte tabii ki fayda var.

Kısaca bilgiler bu şekilde.

Bu seneki yarışma geçti.. Malesef sadece 2 adet 2m görüşme (Bir Bolu bir de Bulgaristan) ve 60 küsür 6m görüşme yapabildim. Belki seneye düzenlenecek olan yarışmada karşılaşırız.

73


Bir kaç portable istasyon:





MUF Nedir

MUF (Maximum Usable Frequency)  mevcut propagasyon şartlarında kullanılabilecek en yüksek frekans'ı belirtir. Yani iki nokta arasında,...