4 Mayıs 2020 Pazartesi

Türkiye Güncel Band Planı


Merhaba, Özellikle 50 MHz ve üzeri band planı IARU 1 Bölge'de kabul edilen planlamaya göre, ülkemizde aşağıdaki gibidir.

Bu band planı haricinde kullanım, Türkiye'deki band planına aykırı bir çalışma olacaktır.
Başka ülkelerde farklı frekans aralıkları farklı amaçlar ile belirlenmiş olabilir. O yüzden herhangi bir modülasyon tipi ve frekans kullanmadan önce bulunduğunuz ülkenin band planını incelemeniz önemlidir.

Açıklamalar:


  • Ülkemizde FM modülasyon band genişliği 20 khz'ten 12 Khz'e indirilmiştir. Bu yüzden cihaz ayarlarında band genişliğinin Narrow-FM olarak tutulması önemle rica olunur.
  • MS/EME ve Uydu Haberleşme Frekanslarında kesinlikle Lokal (Modülasyon tipinden bağımsız) görüşme yapılmamalıdır.
  • 25/20  12.5/12 Khz tabirleri aslında aynı aralığı işaret etmektedir. 25 Khz olan Channel Spacing yani iki frekans arası olması gereken en küçük aralık, 20 khz Channel Width ise, bu kanal içinde cihazınızın kullanacağı maksimum band genişliğidir.


EME: Earth-Moon-Earth :Dünya-Ay-Dünya haberleşmesi
MS: Meteor Scatter :   Meteor Yansıtma Haberleşmesi
MGM: Machine Generated Modulation:  Bilgisayar aracılığı ile yaratılan Modülasyon Tipleri (FSK, JT65,FT8, Dİjital Beacon gibi)
WSPR: Weak Signal Propagation Reporter:  Zayif Sinyal Beacon 
SSTV: Slow Scan TV
ATV: Amateur TV
DV: Digital Voice: C4FM, DMR, DSTAR vs..


50-52 MHz Band Planı


  • Bu band sadece A ve B sınıfı amatörlere açıktır.  C sınıfı amatörler kullanamaz
  • Bu bandta 75w Max çıkış gücü kullanılabilir.




Frekans
Band Genişliği
Mod
Açıklama
50.000-50.100
500 Hz
50.000-50.010 arası Senkronize Beacon Projesi için ayrılmştır.

50050-50100 CW Aktivite aralığı (çağrı frekansı 50090)
50.100-50.200
2700 Hz
CW/SSB
50.100-50.130 Kıtalararası (DX) (Çağrı frekansı 50110)

50.130-50.200  Uluslararası (Yakın mesafe)  Çağrı Frekansları
50.150 Uluslararası SSB Genel Çağrı Frekansı
50.200-50.300
2700 Hz
CW/SSB
Genel Amaçlı  Çağrı Aralığı (MS Digital Çağrı aralığı)
50.300- 50.400
2700 Hz
CW/SSB/MGM
EME / MS Aktivite Aralığı

50.310 -50.320 EME Aktivitesi
50.320-50.380 MS Aktivitesi
50.313 FT8 Kıtalararası DX Çağrı frekansı
50.323 FT8  Uluslararası (Yakın mesafe) Çağrı frekansı
50.400 - 50.500
2700 Hz
CW/MGM
Beacon Frekansları
50.500 - 52.000
12 kHz
Tüm Modlar
50.510 SSTV

50.600 RTTY
50.620- 50.700  DV Frekansları
51.210 - 51.390  FM/DV Röle Giriş Frekansları
51.410- 51.590 FM/DV Simpleks Çağrı Frekansları
51.510 FM Simpleks Genel Çağrı Frekans
51.810 - 51.910 FM/ DV Röle Çıkış Frekansları


144-146 Mhz Band Planı


  • Bu band A B ve C sınıfı amatörlere açıktır.
  • Lisans sınıfı fark etmeksizin, el cihazlarında Maksimum 5W güç sınırı geçilemez.
  • A ve B sınıfı amatörler bu bandta 400W PEP güce kadar çıkış yapabilir. 
  • C sınıfı amatörler sabit cihazlar dahil 5W gücü geçemezler.


Frekans
Band Genişliği
Mod
Açıklama
144.000-144.025
2700 Hz
CW/SSB
Uydu Downlink frekansları
144.025-144.100
500 Hz
CW/MGM
CW Haberleşmesi (EME /MS ve Lokal)
144.100-144.150
500 Hz
CW/SSB
EME (Dünya-Ay-Dünya) Haberleşmesi SSB/SSB Dijital
144.150-144.400
2700 Hz
SSB
CW-SSB-SSB Dijital (Uzak Mesafe Haberleşmesi)
144.174 MHz FT8 Çağrı Frekansı
144.200 MHz Genel MS SSB Çağrı Frekansı
144.300 MHz SSB Genel Çağrı Frekansı
144.360 MHz MSK144 MS Çağrı Frekansı
144.370 MHz FSK441 MS Çağrı Frekansı
144.400 - 144.490
500 Hz
CW/MGM
Propagasyon Beacon Frekansları
144.490-144.500
500 Hz
CW/MGM
Kişisel WSPR Beacon frekansları
Guard Band
144.500- 144.795
20 Khz
Tüm Modlar
Tüm Modlar
144.500 MHz Dijital Görüntü Aktarımı (SSTV, ATV(SSB)  vs)
 144.600 MHz Data Genel Frekansı  (MGM, RTTY vs)
144.630 - 144.690 Linear SSB Transponder Giriş ve Çıkışları
144.700 Fax
144.750 ATV (FM)
144.795- 144.9625
12 Khz
MGM
Dijital Modlar
144.800 APRS
144.850-144.975  Echolink
145.000-145.194
12 Khz
FM/DV
VHF Röle Giriş frekansları (FM/DV)
145.194-145.206
12 Khz
FM/DV
Uydu Uplink Frekansları (ISS 145.200)
145.206-145.5625
12 Khz
FM/DV
FM/DV  Simpleks Çağrı frekansları
145.2375 FM/DV Internet Gateway
145.2875 FM/DV Internet Gateway
145.3375 FM/DV Internet Gateway
145.375-145.425 DV Simpleks Çağrı frekansı
145.500 FM Genel Çağrı frekansı
145.600- 145.7935
12 Khz
FM/DV
VHF Röle Çıkış frekansları (FM/DV)
145.794-145.806
12 Khz
FM/DV
Uydu Haberleşmesi
145.806-146.000
12 Khz
Tüm Modlar
Uydu Haberleşmesi
  


430-440 Mhz Band Planı

  • Bu band A B ve C sınıfı amatörlere açıktır.
  • Lisans sınıfı fark etmeksizin, el cihazlarında Maksimum 5W güç sınırı geçilemez.
  • A ve B sınıfı amatörler bu bandta 400W PEP güce kadar çıkış yapabilir. 
  • C sınıfı amatörler sabit cihazlar dahil 5W gücü geçemezler.

Frekans
Band Genişliği
Mod
Açıklama
430.200-430.700
20 KHz
FM/DV
FM/DV Röle Giriş Frekansları
430.700 -431.550


Amatör Band Değildir
431.550- 431.825
20 Khz
FM/DV
FM/DV Röle Giriş Frekansları
432.000-432.025
500 Hz
CW
EME Haberleşmesi
432.025-432.100
500 Hz
CW/MGM
MS/EME haberleşmesi
432.100-432.400
2700 Hz
CW/SSB/MGM
MS/Uzak Mesafe SSB Haberleşmesi

432.200 SSB Genel  Çağrı Frekansı
432.300 MSK144 Çağrı Frekansı
432.370 FSK441 çağrı Frekansı
432.400-432.490
500 Hz
CW/MGM
Beacon Frekansları
432.500-432.975
12 kHz
Tüm Modlar
432.500 APRS

432.600 RTTY
432.700 Fax
433.000-433.395


Amatör Band Değildir
433.400-433.575
12 kHz
FM/DV
Echolink ve Simpleks Frekanslar

433.450 DV Simpleks Çağrı Frekansı
433.500 FM Simpleks Çağrı Frekansı
433.600-434.000
20 Khz
FM/DV
AFSK/Digital Haberleşme (Link)  Kanalları
434.000-435.000


Amatör Band Değildir
435.000-438.000
20 Khz
Tüm Modlar
Uydu Haberleşmesi
438.000-439.150


Amatör Band Değildir
439.150-439.425
20 Khz
Tüm Modlar
FM/DV Röle Çıkış Frekansları

17 Nisan 2020 Cuma

Hangi telsizi almaliyim??


Baslığa bakınca yeni başlayan biriyseniz , işte aradığım cevaplar diye düşünmüş olabilirsiniz..

Ancak içerik biraz daha farklı.

Hangi telsizi almalıyım sorusunun herkese göre farklı cevapları vardır...

Nasıl mı??

Hangi aracı almalıyım diye sorsa biri, verebileceğiniz cevaplar, rüzgarı hissetmek istiyorum diyene motosiklet veya cabrio araba, dağa bayıra çıkıyorum diyene arazi aracı, mobilyalarımı taşımak istiyorum diyene kamyonet, inşaata kum çekeceğim diyene ise damperli kamyon modelleri arasından seçer söylersiniz..

Sonra bu seçenekleri, kişinin bütçesine, zevklerine göre daraltırsınız değil mi??

Telsiz işi de böyle diyebiliriz..

Burada konu ikiye ayrılıyor..
Amatör telsizci olanlar ve olmayanlar...

Önce amatör telsizci olmayanlara cevap vereyim.. Dağcılık, kamp, arazi aracı, yamaç paraşütü gibi hobilerinizde haberleşmek için telsiz kullandığınızı ve sık sık ne alsak diye düşündüğünüzü forumlardan görüyoruz..
Maalesef, elinizdeki seçenekler oldukça kısıtlı..

Birincisi PMR denen, nispeten düşük güçlü, sabit antenli ve belirli bir kanal sayısına sahip genel olarak walkie-talkie olarak ifade edebileceğimiz telsizler..

446 MHz te çalışan bu cihazlar kısa mesafelerde oldukça iyi iş görebiliyor.. Herhangi bir lisans sınav vs gerektirmiyor ve fiyatları oldukça uygun... Tek dezavantajı mesafesinin görece kısa olması.
Açık arazide kilometrelerce konuşmanız mümkün, ancak ormanlık alan ya da şehiriçi, vadi dibi gibi yerlerde 400-500 metrede bile kalabilir..Ama legal olarak kullanabilirsiniz.

İkincisi halk bandı ya da CB denen, eskilerin "arkadaş arıyorum arkadaş" sohbetinden hatırlayacağı band..

Bu band 27 MHz yani HF bandında yer alır.. dalga boyu uzun olduğundan antenleri de nispeten büyüktür. PMR gibi gömlek cebinize sığmayacaktır.. Ama şartlar uygun olduğunda uluslararası görüşme bile yapmanıza izin verecek kadar uzun menzillidir..

Amatör olmayan arkadaşların seçebilecekleri iki tip bu..
Bunun yanında, taksi durakları, şirketler gibi kurumsal yerler parasıyla frekans ve röle kiralayabilir ve kullanabilir. Bu ayrı bir konu tabii ki.

Bu seçenekler dışında alacağınız tüm telsizler yasa dışıdır..

Amatör bandları ya da diğer lisanslı kullanım gerektiren bandları kati surette kullanamazsınız.
Ben dağ başındayım kim nereden bilecek demeyin.. Rastgele seçip konuştuğunuz frekans bir röle giriş frekansı, bir uydu uplink frekansı ya da weak signal çalışan birinin o sırada kullandığı bir frekans olabilir. ve çok çok uzaklardan duyulabilirsiniz..Bu yüzden.. yasal olanda kalın.



Peki amatörler ne yapacak??

Bu ayrı bir dünya...

Amacınız ne??
Bir el telsizim olsun. Bir şapka takayım.. Bir de çağrı işaretim olan bir yelek, etrafta Afadcı gibi gezeyim diyorsanız, size tek lazım olan bir el cihazı...dual band ya da benim daha çok param var diyorsanız DMR destekli bir cihaz...

Yok, bu işe hem gönül hem para vereceğim diyorsanız seçenekleriniz onbinlerce dolara kadar gidebilir...

Neler olabilir..

Bir kere, el cihazı şehir içi sohbet yapmaktan daha fazla bir işe yaramayacaktır.. Acil durumlarda tabii ki faydası olacaktır ama, bir hobi olarak amatörlüğü seçtiyseniz sadece el telsizi sahibi olmak,  sizi bu hobi okyanusunda sadece bir deniz kabuğu sahibi olmaya benzetir.. Evet el cihazı olmalı, ama tek bu yeterli değil..

İkinci aşama, HF cihazlar...

Evet dış dünyaya açılmak, devasa anten boyları nedeniyle komşuların dikkatini çekmek, uluslararası görüşmeler, sertifikalar toplamak için , şehir içi haberleşmede pek ihtiyaç duymayacağınız, propagasyon, fading, bol bol Q kodu kullanmanızı gerektirecek ve sizi biraz daha hobinin içine dahil edecek bir kısmı bu hobinin..

E iş buraya gelince para harcamaya başlanıyor tabii ki..
Ortalama bir HF cihaz, ikinci el bile alsanız 4-5000 tl civarından başlıyor.. yukarılara doğru gidiyor.
Bunun bir de güç kaynağı , anten tuneri, koaksiyeli, kulesi, anteni, rotoru vs var ki....Gerçekten "istekli" olmayı gerektiriyor..

Ama asıl eğlence de orada...

Sonra bu da yetmiyor.. Bu sefer gerekli test ekipmanları, swr metreler, spectrum analyzerlar, signal generatorler falan derken bakmışsınız elektronik ve RF konusunda bilgileriniz iyice artmaya başlamış.. İşte bu saatten sonra asıl amatör olmaya başlıyorsunuz..

Çünkü bu hobi telsizle konuşmak değil.. RF ve RF tabanlı haberleşme sistemleri üzerine kendini geliştirme hobisi...Anahtar kelime bu.. kendini geliştirme.. Geliştirmiyorsanız, lisansınız olsa da gerçek anlamda bir amatör değilsiniz..

E bu kadar şey anlattınız.. Hani marka model diyorsunuz değil mi...
Size gidin şu markayı satın alın diyemem..
Ama ne almamanız gerektiğini söyleyebilirim..

Icom, Kenwood, Yaesu.. son zamanlarda SDR ile duyulmaya başlayan Elecraft gibi modeller zaten bu işin Mercedes, BMWsi...Kötü ürün alamazsınız desek yeri.. Sadece kişisel zevklerinize göre model seçersiniz..Sadece FM olsun.. HF olsun. dual band olsun. DMR'ı olsun.. SSB desteği olan 2m cihaz olsun, düşük güç olsun, yüksek güç olsun  gibi bir çok seçeneğe uygun model mevcut..

Bundan sonra uzak doğu markaları (aslında diğerleri de japon ama olsun) geliyor.. Bunlar da kalite kalite ayrılabiliyor..

Peki hangisini almayalım?

Baktım Baofengler var.. 20-30 dolara. alayım mis gibi diyorsunuz değil mi? Bu hobi de o kadar pahalı değilmiş diyorsunuzdur aynı zamanda..

Maalesef.. Hep karşımıza çıkan gerçek...Ucuz etin yahnisi yavan olur...

Aynı işi yaptığı söylenen Japon markası 200-300 dolarken bu alet nasıl 20-30 dolara satılıyor?? Bir düşünün derim..Sadece ucuz iş gücü ucuz malzeme mi.. Maalesef o kadar basit değil..

Size aşağıda ARRL nin yayınlamış olduğu bir tabloyu paylaşayım.. Kendiniz görün..
ARRL amerikan telsiz amatörlerinin bağlı olduğu en büyük dernek. Hatta dünyadaki en tanınmış amatör dernek diyebiliriz..
Çok ciddi çalışmaları var.
Aşağıdaki tabloda bazı markaların kaç tane standarda uyabildiği ile ilgili bir çalışma yapmışlar..
Bu çalışmalar, etraftan enterferans alma, enterferans yaratma, çıkış gücü, frekans kararlılığı gibi birçok teknik değere dayandırılıyor..



Bu listeden görebileceğiniz gibi size şu telsizi al diyemem. Ama Baofeng almayın diyebilirim..
Fiyat olarak ikinci avantajlı telsiz Wouxun da Çin malı olmasına rağmen çok daha düzgün telsizler üretiyor. Ve bu sebeple bir tık daha pahalı..
Sonrası zaten bilindik markalar..

E peki ucuz kullan at yaparım diyebilirsiniz. Sonra.. Ya bilgisayara yanaşınca cızırdıyo dersiniz.. Arabada çekmiyor, duymuyor dersiniz.. yandaki arkadaşınız rahat rahat QSO yaparken siz QSO'yu duymakta bile zorlanırsınız..Ve  o 30 dolar dolabın bir kenarında beklemek üzere hobinize olan heyecanınızla beraber rafa kalkar..

Son olarak diyebileceğim, paranızı çöpe atmayın..
2 ay geç alın, ama iyisini alın..


73



12 Nisan 2020 Pazar

Birden fazla Yagi anten Nasıl Bağlanır (Stack Anten)

Selamlar,
Önceki yazılarımda özellikle VHF ile ilgilendiğimi yazmştım.

Bu amaçla yüksek kazançlı antenler kulllanmam gerekiyor.

Peki nasıl yapılır?

Evet yagi'nin eleman sayısını arttırmak bir yöntem olsa da, anten belirli bir uzunluğun üstüne çıktığında fiziksel olarak imkanları zorlamaya başlar. Hem yagi'nin kazancı belirli bir eleman sayısından sonra çok fazla artmaz hem de boyu büyüdükçe hem döndürmek hem ya da düz durmasını sağlamak oldukça zor olacaktır.

Peki antenler birbirine nasıl bağlanır?

Aslında iki yolu var.

Eğer kullandığınız antenler 50 ohm antenler ise, bunları power divider denen bir cihazla yaparsınız.

Tek giriş, ve anten sayınız kadar çıkışı olan bu cihazlar (genelde 2 veya 4lü olur) yapması kolay cihazlardır.

Aslında bu power divider iki türlü yapılabilir.

Birincisi aşağıda resimlerini görebileceğiniz gibi alüminyum bir boru ile, ikincisi ise coax kablolar ile.

Amaç burada giren ve çıkan sinyalin empedansını 50 ohm da tutmaktır.




Kablo ile yapılırken (Wilkinson Power Divider denir)  de genel olarak izlenen yöntem iki adet 75 ohm kabloyu 1/4 dalga boyuna (ve kablonun iletim hızına oranla) kesmek ve bunlarla gücü iki anten arasında bölmektir.




Üstteki şekillerde görülen direnç, antenler arasında bir faz farkı olması durumunda ya da swr farkı olması durumunda, cihaza geri dönüş olması yerine bu fazla enerjinin power dividerda elimine edilmesi için kullanılır. Kullanmak zorunda degilsiniz. Ancak, kullancaksanız, kötü durum senaryosu olarak 2:1 swr oranında , yani gönderdiğiniz max gücün %10 u oranında dayanacak bir resistor kullanmanız iyi olacaktır.


Alüminyum ile yapılan power divider kullanacaksanız, hesaplama için 
http://dg7ybn.de/Splitters/coax_online_calc.htm  linkindeki yazılımı kullanabilirsiniz.

İki portlu yani bir giriş iki çıkışlı bir divider yapacaksanız, empedans'ın 35.7 Ohm veya ona çok yakın olması gerekiyor.
Dört  portlu bir divider için,  25  Ohm değerine yaklaşmak gerekiyor. 

Basit bir tablo ile piyasada bulunabilen bazı malzemeler için ölçü vermek isterim. Ölçüler mm cinsindendir.

144 Mhz için  2 portlu splitter için;

Aluminyum Profil

 

Bakır/Pirinç Boru

 

Not

Dış Çap

Et Kalınlığı

İç Çap

 

Boru Dış Çapı

Ohm*

 

20

2

16

 

9,52

35,7

3/8 inch

20

1,5

17

 

10

36,4

 

25

2,5

20

 

12

35,2

 

30

5

20

 

12

35,2

 

 

 

 

 

 

 

 

30

2

26

 

16

33,7

 

32

3

26

 

16

33,7

 

30

1,5

27

 

16

35,9

 

33

3

27

 

16

35,9

 


* 35.4 Ohm  Değerine ne kadar yakın ise o kadar iyi.

144 Mhz 4 Portlu Splitter için;

Aluminyum Profil

 

Bakır/Pirinç Boru

 

Dış Çap

Et Kalınlığı

İç Çap

 

Boru Dış Çapı

Ohm**

20

2

16

 

11

27

20

1,5

17

 

12

25,5

25

2,5

20

 

14

26

25

2

21

 

12

24,7

30

5

20

 

14

26

30

1,5

27

 

19

25,6

33

3

27

 

19

25,6


** 25 Ohm  Değerine ne kadar yakın ise o kadar iyi.


*** Önemli.. Burada ölçüler girilirken, alüminyumun içten içe mesafesi, bakırın ise dıştan dışa ölçüleri girilmeli. 


***  İletim iyiliği açısından içerideki elemanın bakır veya pirinç olması önemli.Hem kayıpları azaltır, hem de konektöre lehim yapabilirisiniz.

Bu uzunluk konnektör pinleri arasındaki uzaklıktır. 144 Mhz için 520mm, 145 Mhz için 516mm 



Ayrıca yapılan bu dividerın, 3. harmonikte yani, 144 mhz için yapılan bir cihazın 432 mhz'te de çalışması olası.


Aslında mantık olarak alüminyum ile yaptığınız da bir tür farklı ohmaja sahip coax olarak iş görmektedir.

Coax ile yapılan power dividerda dikkat edilmesi gereken kullanılan kablonun velocity factor'Unu de hesaba katmanızdır.
Yani kullandığınız kablonun dokümanlarından kablonun velocity factor'unu alacaksınız,  bunu bulduğunuz dalga boyuna böleceksiniz.

Örneğin , 75 ohm kablo olarak RG8X kablo kullandığımızı varsayalım.
Normalde dalgaboyu hesabı yaptığımızda, dalgaboyu = ışık hızı / frekans formülünden
299.000.000/145.000.000 = 2,04m çıkar. Şemada gördüğünüz gibi, kablonun 1/4 (0.25) lambda olması gerekiyor yani 2,07/4 = 0.51 cm kablo kullanmak gerekir. Ancak, kabloda sinyalin ilerleme hızını veren velocity factor işe katıldığında, bu gecikme %88 civarındadır. 
Biraz önce elde ettiğimiz değerin %88 ini aldığımızda ise, kullanacağımız uzunluk,  45.5 cm çıkar. 

Pratikte kabloyu uzun kesip, her iki uca 50 ohm yük bağlayıp, diğer uçtan yapacağımız ölçümde 50 ohm değerini görene kadar kısaltmak en uygunu olacaktır.

Peki, kablo ile çok hızlı ve çabuk yapılabilecekken niye alüminyum ile devam edeyim diye soracak olursanız, kablodaki kayıp oranı daha yüksektir. Performans isteniyorsa maalesef zor yöntem ile devam etmek gerekir.



Peki bu sistem nasıl bir işe yarayacak? Bu kadar uğraştığımıza değecek mi?

Benim antenlerimden örnek verecek olursak,  çatımda şu an 2 adet 14.6 dbi kazançlı anten mevcut.
Boom uzunluğu yaklaşık 5.5 metre ve 10 elemanlı.

Bu iki anteni birleştirdiğim zaman toplam kazancım 17.6 dbi'a çıkmakta..

Her 3 db kazancı 2 kat arttırır.
Antenlerimi 0 db olarak farz etseniz, 100w güç uygulasam, bu birleştirme işinden sonra antenden çıkan toplam gücüm 200W a yükselecektir.
Bazı sistemler 4 anten ile yapılmakta bazıları çok daha fazla antene sahip olabilmektedir.




Peki, antenleri yerleştirirken neye dikkat etmeliyiz? bazıları üstüste bazıları yan yana gördüğünüz gibi..

Bu anteni nasıl kullanacağınıza bağlı.
Antenleri üst üste koymak (Vertical stacking) , antenlerin radyasyon pattern'ini, dikey alanda daraltır. Yani, antenin yukarı ve aşağı yayılan sinyalini daraltır.

Antenleri yan yana koymak (horizontal stacking) ise, antenin yönlenmesini yanlardan daraltır. Anten çok daha yönlü bir anten haline gelir.. Sağdan soldan duyduğu sinyaller azalır..

Ayrıca fiziksel kullanım şartları önemlidir. Antenleriniz sadece yatay doğrultuda çeviecekseniz, tek bir anten mastı üzerine koyulmuş iki anten çok kolay bir kurulum yöntemi iken, eğer antenleriniz uydu ya da EME çalışma için dikey düzlemde de (elevation) hareket edecekse yan yana koymak çok daha rahat bir işçilik sağlayacaktır.


Bununla beraber,  antenlerin arasındaki mesafe ne olmalıdır derseniz? Anten üreticisi bu konuda en kesin rakamları verecektir.
ya da antenin beam açılarını biliyorsanız http://dg7ybn.de/Stacking/6WU_online_calc.htm  sayfasından kendiniz hesaplayabilirsiniz.
Bu mesafeyi azaltmak ya da arttırmak stack'in kazanç değerlerini değiştirecektir. Yagiler için genelde yaklaşık 2 dalgaboyu mesafe civarı oluyor.Ancak benim anten için üretici yatay stack için 3.5 dikey için 3.2 metre tavsiye etmiş. Bu yüzden antenin orjinal planlarından stack mesafelerini öğrenmeye bakın.


Stack anten sadece güç arttırmak için yapılmaz.

Örneğin bir röle sistemi düşünün.  Üstündeki bir omnidirectional anten ile röleye yakın yerlere sinyal gönderirken, ilave takacağınız bir yagi anten ile, uzakta ya da sinyal gücünün çok düşük olduğu bir alandaki kazancı arttırmanız mümkün.

Ancak bu durumda unutmamanız gereken power divider kullanıldığında, gücün yarısının (hem almada hem göndermede) bir antene, diğer yarısının diğer antene gideceğidir.
yani, bu pozisyonda bağlayacağınız omnidirectional anteninize yaklaşık 3 db (divider içinde kayıpları saymaz isek) daha zayıf sinyal gidecektir.  Tabii, buraya yüksek kazançlı anten koyarsanız (örneğin iki farklı yöne bakan iki yagi)  bir yaginin kazancını örneğin 10 dbi kabul etsek,  yine de standart bir antene göre 7 dbi ilave kazancınız olacaktır.



7 Nisan 2020 Salı

Ultraviyole ile Maske Dezenfekte - COVID19!!!

Bu zor korona günlerinde , amatör radyo ile pek alakası olmayan bir konuda yazmak istiyorum.

Malum virüs salgını yüzünden her yerde maske kullanmamız gerekiyor. Ve bu maskeler genelde tek kullanımlık.
Ancak yenisini temin etmek oldukça masraflı hale geliyor.

Bir de marketten vs aldığımız paketleri steril etmek için verdiğimiz uğraş ta cabası..

Bildiğiniz gibi UVC yani Ultraviyole-C ışınları uzun zamandır sterilizasyon için kullanılıyor.
Dişçilerdeki aletlerde, berberlerdeki tarak, makaslarda,  laboratuvarlarda, hastanelerde, gıda sektöründe.. Bu ışınlar, virüs ve bakterilerin DNA/RNA'larını bozarak kısa süre içinde öldürüyor..

Ben de bu fikirle yola çıktım. Aslında olay çok basit..

İnternet'ten alabileceğiniz bir UVC lambasını , evinizdeki küçük bir dolabın içine yerleştirmek, dolabın da içini her yönden yansıma alabilsin diye alüminyum folyo ile kaplamak yeterli..

Niye alüminyum derseniz, Cam UV ışınlarını kesen bir malzeme olduğundan, Ayna kullanınca düşündüğünüz kadar kuvvetli bir yansıma olmuyor.Arkadaki yansıtıcı tabakaya ışnlar tam ulaşamadan sönümlenmeye başlıyor.

Ayrıca, bazı UVC ampulleri Ozon gazı da üretiyor ve bu ozon gazı kapalı alanın her yerine oluşan radyasyonu taşıyabiliyor diye de bir yazı okudum ama doğruluğunu teyit edemedim.
Aluminyum'un bile UV yi yeterince yansıtamadığını okuduğum birkaç yazı da olduğundan, mümkün olduğunca maske ve diğer malzemelerin direkt ışın alacak şekilde yerleştirilmesi önemli.



Cihazın watt'ı ne kadar küçükse etkime süresi o kadar uzuyor.
Genelde 10 dakika içinde korona virüsünün %90'ına kadar yok edilebildiği, 15 dakikanın garanti olduğunu gördüğüm bir çok üniversite makalesi okusam da ,  ben işimi garantiye alıp yarım saat kadar bekletiyorum. Ayrıca watt yanında, UVC kaynağı ile malzemenin arasındaki mesafe de önemli.


Gittigidiyor, n11 gibi sitelerde ve Ankara'da Denizciler caddesi gibi elektrik malzemeleri satan yerlerde bu lambalardan bol miktarda bulabilirsiniz. Fiyatları değişken.. 100 liradan başlıyor 500 liraya kadar çıkıyor.. Tabii bundan birkaç ay önce 1/3 fiyatına satılıyordu....

Unutmamanız gereken şey, UVC ışınları virüslere zarar verdiği gibi size de zarar verebilecek ışınlardır..
Uzun süreli bakmak katarakta sebep olabileceği gibi, cilt kanseri ve yanıklara da sebep olabilir.

Bu yüzden kapalı bi alanda çalıştırmak, mümkünse hiç bakmadan uzaktan (bir uzatma kablosu vs ile) açıp kapamak önemlidir.

Ben maskeleri en az 15-20 dk tutup sonra garanti olması için diğer taraflarını da çeviriyorum.

Dediğim gibi bu sistemle, evinize gelen diğer gıda ve benzeri şeyleri de rahatlıkla steril edebilirsiniz.

Umarım işinize yarar.


Bu konuda yazılmış bazı dokümanlar

Özellikle bu yazıda çok detaylı bir şekilde anlatılıyor.


6 Nisan 2020 Pazartesi

CQ-WW ve CQ-WPX

Hep teknik bilgiler verecek değilim ya, bugün de yarışmalar ile ilgili bir haber vereyim istedim.

Her mart ayının son haftasonu , CQ-WPX yarışması ve her Ekim ayının son haftasonu da CQ-WW uluslararası yarışmaları düzenlenir.

Dünyanın en büyük amatör yarışma aktivitelerine her yıl 8-10.000 amatör log gönderir.. Bir o kadar da log göndermeyip, arada nadir istasyon avlayanlar olduğu da tahmin ediliyor.

Bu tarihlerde, WARC (5-10-18-24 mhzler) hariç tüm HF bandlarda propagasyon şartları da uygunsa iğne atsanız yere düşmeyecek bir yoğunlukta bir katılım gözleyebilirsiniz.

Uzun yıllardır bu contestlere değişik klup istasyonlarında, bazen de kendi istasyonumdan katılım sağladım.

4-5 yıl kadar önce, TA7W, TA7N ve ev sahibimiz TA2IMG öncülüğünde TC2MK çağrı işareti ile bu yarışmaya bir contest grubu oluşturarak katılmaya başladık.  Ancak,  TA2IMG'nin Fildişi Sahillerine taşınması sonucu, istasyonu Temelli tarafında Ormancı Kemal abimizin bağ evine taşımaya karar verdik. Bir kaç yıldır da burada yarışmaya katılıyoruz. Sabit operatörlerimiz TA7N, ben ve TA2NAS (kendisi dünya birinciliği sahibi bir HF operatörüdür)  ve bize yardımcı gelen arkadaşlar ile güzel dereceler almayı da başarıyoruz.
Bu haftasonu hem geçen Ekim ayındaki CQ-WW hem de geçen haftasonu korona nedeniyle evden katıldığım CQ-WPX yarışmalarının sonuçları açıklanmış.CQ-WPX henüz ham sonuç. kesin değil.

Üstüne evde vakit geçmiyor diye bir de bu haftasonu Italian ARI EME contest'e katıldım. Ay'dan yansıtma çalışmasına VHF bandında bir katılım sağladım. 40 QSO ile geçen yılki 18 QSO hedefimi oldukça yukarı çekmiş oldum.


Yine güzel sonuçlar elde etmenin haklı gururunu yaşıyoruz.

CQ-WW yarışması kesin sonuçları:



Ayrıca geçen haftaki CQ-WPX sonuçları




20M bandında dünya sıralamasında ilk 10'a girmiş ve Asya'da en yakın rakibime 4 kat fark atmış görünüyorum.


Türkiye'den bu yarışmalara daha yoğun bir katılım umuduyla.

73

15 Mart 2020 Pazar

MUF Nedir

MUF (Maximum Usable Frequency)  mevcut propagasyon şartlarında kullanılabilecek en yüksek frekans'ı belirtir.

Yani iki nokta arasında, mevcutta bulunan, tropo , Sporadic gibi propagasyon şartlarında bu şartların yansıtabildiği en yüksek frekanstır.

Peki ne işe yarar nerelerde kullanılır?


Bundan önceki yazılarımda özellikle uzun mesafe VHF haberleşmesi yaparken bu konuya biraz değinmiştim..
Hazır şimdi bahar ayları yaklaşıyor, tropo alarmları yavaş yavaş maillere düşmeye başladı.. Tekrar hatırlatmakta fayda var.


Öncleikle https://ta2nc.blogspot.com/2019/02/vhf-propagasyon-turleri.html  yazımı tekrar bir okumanızı isteyeceğim.

Bu yazımda bahsi geçen tropo, sporadic gibi oluşumlar, belirli frekansları yansıtma özelliğine sahiptir.

Havalar ısındıkça daha yüksek frekanslarda yansıma yapması mümkün hale gelecek olan bu fenomen, bu günlerde 28 MHz ve 50 MHz bandlarında daha etkin.

Anlık durumunu
https://www.dxmaps.com/spots/mapg.php?Lan=E  adresinden takip edebileceğiniz bu MUF raporu , örneğin şu an için aşağıdaki gibi görünüyor. Bu sayfadan, ihtiyaçlarınız auygun olarka, şu locatorlarda şu frekanslarda birşey olursa bana alarm maili gönder diye ayarlama yapma imkanınız da mevcut.


Biraz önce aldığım ekran görüntüsünde gördüğünüz gibi , bir noktada 54 Mhz e kadar çıkmış, genelde 29-30 mhz civarlarında.
peki bu bilgi ne işimize yarayacak?

Şu an hem yeni yeni bahar aylarına girdiğimiz ve hem de güneşin battığı bir saat.
Yani, klasik HF işletme bilgimize göre .. 28 MHz bandının şu an tamamen ölü olması gerekiyor. Hele ki, güneş döngüsünün bu kadar düşük olduğu bir dönemde..

Ancak, 28 MHz bandı hem VHF hem HF özellikleri göstermekte olduğundan, şu an S metremde 9 hatta bazen 9+10 9+20 şiddetinde sinyaller duyuyorum Avrupa'dan..


İleriki zamanlarda mayıs haziran gibi, MUF yayılımı aşağıdaki gibi bir duruma gelecek..

Ve böyle bir durumda, güzel bir anten ile , el telsiziniz ile bile yurtdışı QSo yapma ihtimaliniz olacaktır.


15 Ocak 2020 Çarşamba

RF Sağlığa ne kadar zararlıdır?


Merhaba,
Çoğu amatörün hem kendine sorduğu, hem de çevresindeki komşularının sorduğu zaman cevap vermekte zorlandığı bir konudan bahsetmek istiyorum.

RF sinyalleri zararlı mıdır? Yoksa zararsız mı?

Bu konuda vaktinde epey bir kaynak incelemiştim. Örneğin evimizde 1 yıl boyunca çalışan bir wifi cihazdan aldığımız radyasyonun, 1 saat cep telefonunda konuşarak alınabileceğini ne kadarımız biliyor??


Geçen gün internette gezerken Z33T Mile Kokotov'un yazdığı yazıyı görünce, kendisinin iznini alarak bu yazıyı paylaşmayı uygun gördüm.

Oldukça basit herkesin anlayabileceği bir şekilde anlattığı bir yazı olduğundan burada paylaşmanın doğru olacağına kanaat getirdim. Verdiği örnekler de günlük hayatımızda karşılaşabileceğimiz bilgilerden oluştuğu için anlaşılması çok daha kolay.


Yazının orjinaline https://www.qsl.net/z33t/emb_stetni_ili_ne_eng.html  adresinden de erişebilirsiniz.

Günümüzde özellikle 5G teknolojisi ile tekrar tartışılmaya başlayan bu konu, gerek amatör radyo cihazlarımız, gerekse evimizdeki wifi cihazlarımız ve cep telefonlarımız ile uzun zamandır gündemimizde.

Radyasyon adını radiate yani yayılma kelimesinden almaktadır..
Adından korktuğumuz bu kelime aslında bir kavramı ifade eder..
Bu yazıda Mile, elektromanyetik radyasyonun ve farkında olmadan kullandığımız diğer radyasyon kaynaklarından söz etmiştir.



Ülkemizde UFO adıyla da alınan Infrared ısıtıcılar, ısı enerjisini infrared bandında bulunan elektromanyetik radyasyon olarak yayarlar. Aslında ısı yayan her cisim infrared bir ışıma yapar..

Infrared ısıtıcılar,  hem frekans olarak kullandığımız kablosuz tüm cihazlardan daha yüksek frekansta hem de güç olarak çok daha yüksek güçlerde çalışmaktadır. Infrared ısıtıcılar genelde 2-4 kw arası bir güce sahip olmakla beraber, ayrıca arka tarafında bulunan reflektör ile bu gücü daha da arttırararak bize yansıtmaktadır.

Ancak, etrafımızdan sıklıkla duyduğumuz, WiFi zararlı mı , cep telefonu zararlı mı gibi soruları hepimiz biliyoruz..

Elektromanyetik dalgaların enerjisi frekans yükseldikçe artmaktadır.. Evimizde bulunan bu tür cihazlar, hem frekans olarak bu ısıtıcılardan oldukça düşük frekanslarda çalışmakta  ki bu yüzden daha düşük enerjiye sahip olmakta , hem de bu ısıtıcılardan binlerce kat daha zayıf güçlerde çalışmaktadır.

Elektromanyetik radyasyonun çok zararlı bir türü elbette vardır. Buna İyonize Radyasyon denmektedir. İyonize radyasyon, Atomlarda bulunan elektronları koparmaya yetecek kadar güçte olan enerjiye sahip dalgalar demektir. Atomlar bozulunca dolayısıyla bu atomlardan oluşan DNAlarımız da zarar görecektir.






İyonize radyasyon, görünür ışıktan daha yüksek frekanslarda bulunan UV yani ultraviyole ışık ile başlar, frekansı daha da yükseldikçe çok daha zararlı X-Ray, Gamma-Ray gibi isimler ile devam eder.



Elektromanyetik radyasyonun farklı frekanslardaki enerji dağılımı aşağıdaki tabloda da görülebilir.



Elektromanyetik radyasyonun zarar verip vermeyeceğine dair bir çok çalışma yapılmasına rağmen, henüz kesin bir sonuç elde edilmiş değil. Ama zarar verdiği de ispatlanabilmiş değil.

 Ancak şu bir gerçek ki, ortada bir zarar varsa, bu günlük hayatımızda sürekli karşılaştığımız, elektrikli ısıtıcı, güneş ışığı (güneş ışığında ilave olarak ultraviyole radyasyon da vardır.. cilt kanserini tetikleyen de bu kısımdır.. bu yüzden güneş kremi kullanıyoruz)  , hatta ve hatta ateş gibi çok yüksek frekanslı kaynakların bize zararı çok daha yüksek olacaktır.
Örneğin güneş ışığı metrekareye yaklaşık 1000W'lık bir güç vermektedir.

Yukarıdaki bilgilerin ışığında, hem çok daha düşük frekanslı, dolayısıyla düşük enerjili ve çok daha düşük güçlerde (binde birinden bile düşük güçler) kullandığımız telsiz, wifi gibi cihazlar mı daha zararlıdır? Yoksa , çoluk çocuk karşısına geçip ısındığımız, infrared ısıtıcı ve hatta onbinlerce yıldır karşısına geçip ısındığımız odun ateşi gibi infrared kaynaklı ısıtıcılar mı siz karar verin..


Yazısından alıntı yapmama izin verdiği için Mile'a tekrar teşekkürler.


73
de TA2NC



Rainscatter Nedir

 10 GHz bandında mikrodalga haberleşmesi ve amatör telsizcilikle uğraşanlar için en heyecan verici propagasyon (yayılım) türlerinden biri şü...