telsiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
telsiz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2020 Cuma

Hangi telsizi almaliyim??


Baslığa bakınca yeni başlayan biriyseniz , işte aradığım cevaplar diye düşünmüş olabilirsiniz..

Ancak içerik biraz daha farklı.

Hangi telsizi almalıyım sorusunun herkese göre farklı cevapları vardır...

Nasıl mı??

Hangi aracı almalıyım diye sorsa biri, verebileceğiniz cevaplar, rüzgarı hissetmek istiyorum diyene motosiklet veya cabrio araba, dağa bayıra çıkıyorum diyene arazi aracı, mobilyalarımı taşımak istiyorum diyene kamyonet, inşaata kum çekeceğim diyene ise damperli kamyon modelleri arasından seçer söylersiniz..

Sonra bu seçenekleri, kişinin bütçesine, zevklerine göre daraltırsınız değil mi??

Telsiz işi de böyle diyebiliriz..

Burada konu ikiye ayrılıyor..
Amatör telsizci olanlar ve olmayanlar...

Önce amatör telsizci olmayanlara cevap vereyim.. Dağcılık, kamp, arazi aracı, yamaç paraşütü gibi hobilerinizde haberleşmek için telsiz kullandığınızı ve sık sık ne alsak diye düşündüğünüzü forumlardan görüyoruz..
Maalesef, elinizdeki seçenekler oldukça kısıtlı..

Birincisi PMR denen, nispeten düşük güçlü, sabit antenli ve belirli bir kanal sayısına sahip genel olarak walkie-talkie olarak ifade edebileceğimiz telsizler..

446 MHz te çalışan bu cihazlar kısa mesafelerde oldukça iyi iş görebiliyor.. Herhangi bir lisans sınav vs gerektirmiyor ve fiyatları oldukça uygun... Tek dezavantajı mesafesinin görece kısa olması.
Açık arazide kilometrelerce konuşmanız mümkün, ancak ormanlık alan ya da şehiriçi, vadi dibi gibi yerlerde 400-500 metrede bile kalabilir..Ama legal olarak kullanabilirsiniz.

İkincisi halk bandı ya da CB denen, eskilerin "arkadaş arıyorum arkadaş" sohbetinden hatırlayacağı band..

Bu band 27 MHz yani HF bandında yer alır.. dalga boyu uzun olduğundan antenleri de nispeten büyüktür. PMR gibi gömlek cebinize sığmayacaktır.. Ama şartlar uygun olduğunda uluslararası görüşme bile yapmanıza izin verecek kadar uzun menzillidir..

Amatör olmayan arkadaşların seçebilecekleri iki tip bu..
Bunun yanında, taksi durakları, şirketler gibi kurumsal yerler parasıyla frekans ve röle kiralayabilir ve kullanabilir. Bu ayrı bir konu tabii ki.

Bu seçenekler dışında alacağınız tüm telsizler yasa dışıdır..

Amatör bandları ya da diğer lisanslı kullanım gerektiren bandları kati surette kullanamazsınız.
Ben dağ başındayım kim nereden bilecek demeyin.. Rastgele seçip konuştuğunuz frekans bir röle giriş frekansı, bir uydu uplink frekansı ya da weak signal çalışan birinin o sırada kullandığı bir frekans olabilir. ve çok çok uzaklardan duyulabilirsiniz..Bu yüzden.. yasal olanda kalın.



Peki amatörler ne yapacak??

Bu ayrı bir dünya...

Amacınız ne??
Bir el telsizim olsun. Bir şapka takayım.. Bir de çağrı işaretim olan bir yelek, etrafta Afadcı gibi gezeyim diyorsanız, size tek lazım olan bir el cihazı...dual band ya da benim daha çok param var diyorsanız DMR destekli bir cihaz...

Yok, bu işe hem gönül hem para vereceğim diyorsanız seçenekleriniz onbinlerce dolara kadar gidebilir...

Neler olabilir..

Bir kere, el cihazı şehir içi sohbet yapmaktan daha fazla bir işe yaramayacaktır.. Acil durumlarda tabii ki faydası olacaktır ama, bir hobi olarak amatörlüğü seçtiyseniz sadece el telsizi sahibi olmak,  sizi bu hobi okyanusunda sadece bir deniz kabuğu sahibi olmaya benzetir.. Evet el cihazı olmalı, ama tek bu yeterli değil..

İkinci aşama, HF cihazlar...

Evet dış dünyaya açılmak, devasa anten boyları nedeniyle komşuların dikkatini çekmek, uluslararası görüşmeler, sertifikalar toplamak için , şehir içi haberleşmede pek ihtiyaç duymayacağınız, propagasyon, fading, bol bol Q kodu kullanmanızı gerektirecek ve sizi biraz daha hobinin içine dahil edecek bir kısmı bu hobinin..

E iş buraya gelince para harcamaya başlanıyor tabii ki..
Ortalama bir HF cihaz, ikinci el bile alsanız 4-5000 tl civarından başlıyor.. yukarılara doğru gidiyor.
Bunun bir de güç kaynağı , anten tuneri, koaksiyeli, kulesi, anteni, rotoru vs var ki....Gerçekten "istekli" olmayı gerektiriyor..

Ama asıl eğlence de orada...

Sonra bu da yetmiyor.. Bu sefer gerekli test ekipmanları, swr metreler, spectrum analyzerlar, signal generatorler falan derken bakmışsınız elektronik ve RF konusunda bilgileriniz iyice artmaya başlamış.. İşte bu saatten sonra asıl amatör olmaya başlıyorsunuz..

Çünkü bu hobi telsizle konuşmak değil.. RF ve RF tabanlı haberleşme sistemleri üzerine kendini geliştirme hobisi...Anahtar kelime bu.. kendini geliştirme.. Geliştirmiyorsanız, lisansınız olsa da gerçek anlamda bir amatör değilsiniz..

E bu kadar şey anlattınız.. Hani marka model diyorsunuz değil mi...
Size gidin şu markayı satın alın diyemem..
Ama ne almamanız gerektiğini söyleyebilirim..

Icom, Kenwood, Yaesu.. son zamanlarda SDR ile duyulmaya başlayan Elecraft gibi modeller zaten bu işin Mercedes, BMWsi...Kötü ürün alamazsınız desek yeri.. Sadece kişisel zevklerinize göre model seçersiniz..Sadece FM olsun.. HF olsun. dual band olsun. DMR'ı olsun.. SSB desteği olan 2m cihaz olsun, düşük güç olsun, yüksek güç olsun  gibi bir çok seçeneğe uygun model mevcut..

Bundan sonra uzak doğu markaları (aslında diğerleri de japon ama olsun) geliyor.. Bunlar da kalite kalite ayrılabiliyor..

Peki hangisini almayalım?

Baktım Baofengler var.. 20-30 dolara. alayım mis gibi diyorsunuz değil mi? Bu hobi de o kadar pahalı değilmiş diyorsunuzdur aynı zamanda..

Maalesef.. Hep karşımıza çıkan gerçek...Ucuz etin yahnisi yavan olur...

Aynı işi yaptığı söylenen Japon markası 200-300 dolarken bu alet nasıl 20-30 dolara satılıyor?? Bir düşünün derim..Sadece ucuz iş gücü ucuz malzeme mi.. Maalesef o kadar basit değil..

Size aşağıda ARRL nin yayınlamış olduğu bir tabloyu paylaşayım.. Kendiniz görün..
ARRL amerikan telsiz amatörlerinin bağlı olduğu en büyük dernek. Hatta dünyadaki en tanınmış amatör dernek diyebiliriz..
Çok ciddi çalışmaları var.
Aşağıdaki tabloda bazı markaların kaç tane standarda uyabildiği ile ilgili bir çalışma yapmışlar..
Bu çalışmalar, etraftan enterferans alma, enterferans yaratma, çıkış gücü, frekans kararlılığı gibi birçok teknik değere dayandırılıyor..



Bu listeden görebileceğiniz gibi size şu telsizi al diyemem. Ama Baofeng almayın diyebilirim..
Fiyat olarak ikinci avantajlı telsiz Wouxun da Çin malı olmasına rağmen çok daha düzgün telsizler üretiyor. Ve bu sebeple bir tık daha pahalı..
Sonrası zaten bilindik markalar..

E peki ucuz kullan at yaparım diyebilirsiniz. Sonra.. Ya bilgisayara yanaşınca cızırdıyo dersiniz.. Arabada çekmiyor, duymuyor dersiniz.. yandaki arkadaşınız rahat rahat QSO yaparken siz QSO'yu duymakta bile zorlanırsınız..Ve  o 30 dolar dolabın bir kenarında beklemek üzere hobinize olan heyecanınızla beraber rafa kalkar..

Son olarak diyebileceğim, paranızı çöpe atmayın..
2 ay geç alın, ama iyisini alın..


73



6 Mayıs 2019 Pazartesi

FM / AM/ SSB/ CW ...Hangi Modulasyon.. Niye???



Merhaba
Bugün biraz da modülasyon tiplerinden bahsedelim dedim..
Birkaç yazımda her amatörün SSB bir cihazı olmalı diye belirtmiştim. "Niye"sini sanırım bu yazıda bulabilirsiniz.

Modülasyon nedir diye soracak olursak, Düşük frekanslı sinyallerin (örn. ses) yüksek frekanslı taşıyıcı sinyaller ile birleştirilmesidir diyebiliriz çok kabaca.

Biz amatörlerin kullandığı, duyduğu, cihazı üzerinde olan birkaç modülasyon tipine gelecek olursak,
en sık kullanılan ve bilinen, hepimizin gerek telsizinde gerekse el telsizlerinden bildiği FM.

Frekans Modülasyonu: (FM) 


Oluşturulan Ses sinyalinin bir taşıyıcı sinyal üstüne frekans modülasyonu yaparak bindirilmesi işlemidir.




Şekilden de görebileceğiniz gibi, taşıyıcı frekans üstünde taşınan sinyale göre frekansını değiştirmektedir. Bu da alıcı tarafında tekrar ayrıştırılarak ses sinyaline döndürülür.

Biraz da rakamlardan bahsedecek olursak, El cihazlarımızda Dar band (N-FM) ve Geniş Band (W-FM) adı altında iki mod bulunur.

Genelde ses haberleşmesi için FM modulasyonunu kullanmaktayız.
N-FM yaklaşık 5 khz genişliğinde, genelde PMR radyolar tarafindan kullanılmaktadır., FM ise 10-Khz genişliğindedir el telsizlerimizde kullandığımız mod. tipidir.
Müzik dinlediğimiz Broadcast FM yayınları ise, 100KHz genişliğindedir.

Buradan ne anlamalıyız?  100.00 MHz ten yayın yapan bir radyonun sinyalinin, 99.90-100.10 Mhz aralığında olduğunu anlayabiliriz.

FM sinyalleri, 15 KHz e kadar olan ses sinyallerini taşıyabilmektedir. İnsan kulağının 20 Khz e kadar duyabildiğini var sayacak olursak, gerçeğe çok yakın kalitede bir ses imkanı sunacaktır.

Bunun yanında, FM modülasyonu, QRM dediğimiz gürültülerden de oldukça az etkilenir. Bu da, şehiriçi haberleşme ve müzik yayınlarında çokca tercih edilmesinin asıl sebebidir.

Ama kullandığı frekans aralığı geniş olduğu için, anten-antene olan görüşmelerde yani, genelde çok kısa mesafeler , şehiriçi haberleşmelerde kullanılır.

Bir avantajı da, FM daha geniş bir band kullandığından, cihazlardaki frekans veya deviasyon kaymalarını tolere edebilir. SSB cihazlar çok daha hassas frekans ayarlamalarına ihtiyaç duymaktadır.
FM kullanan cihazlar bu hassasiyetten uzak olabildikleri için çok daha ucuza mal edilebilmektedir.  Benim de gözlemlerim, röle üzerinde konuşan çoğu istasyonun 500 hz 1 khz civarı birbirinden farklı frekanslarda konuştuğu, ancak FM'in band genişliği sebebi ile bu farkın hissedilmediği yönünde.



Genlik Modülasyonu (AM)


Kaynak ses sinyalinin, taşıyıcı sinyal üzerindeki genliği değiştirecek şekilde modüle edilmesiyle elde edilen modülasyon tipidir.


AM modulasyonu Kısa dalga Radyo vericilerinde ve Uçak telsizlerinde kullanılmaktadır.
 Yaklaşık 5 KHz civarına kadar olan ses sinyallerini taşır. Bu da ses kalitesinin oldukça düşük olacağı anlamına gelmektedir.  Ve bu sinyali 10 khz genişliğinde bir sinyal olarak yayınlar.


Muhtemelen aklınıza, FM gibi yüksek kaliteli bir ses sinyali varken, neden AM gibi düşük kalitede bir modülasyon tipinin kullanıldığı sorusu gelecektir.

Bunun iki sebebi var..

Birincisi, AM modülasyonu daha dar band yayın yaptığından, daha uzak mesafelere iletilebilmektedir.

İkinci ve daha önemli nedeni ise, FM'in aksine, AM'de birbiri üzerinde iki uçağın haberleşmesi mümkündür. Yani havaalanına yaklaşan iki uçağın aynı anda gönderme yaptığını düşünün. Farklı güçlerde bile olsalar, kule her iki uçağı da duyabilecektir. Bu da uçuş güvenliğini sağlayacaktır.
Oysa FM yayını olsa, güçlü olan istasyonun yayını duyulurken, zayıf istasyon yayını tamamen kaybolacaktı.

Bunu araba ile yolculuk yaparken sıkça deneyimleyebilirsiniz.
Bir tepeyi aşarken birden dinlediğiniz radyo yok olur ve varlığından haberdar olmadığınız bir başka radyoyu duymaya başlarsınız.. Oysa her iki sinyal de oradadır. Sadece güçlü olan sinyal zayıf olanı bastırıyordur.
Benzer bir şekilde, HF telsizler ile konuşurken, birazdan değineceğimiz SSB modülasyonunda (kısmen AM mod. gibidir) konuşan birden fazla istasyonu aynı anda duyabilmeniz mümkündür.


AM ve FM modülasyon karşılaştırması için şöyle bir görsel buldum




SSB (Single Side Band)


SSB Özellikle HF bandlarında kullanılırlığı ile bilinen, ama aslında tüm amatör bandlarda, HFten GHz frekasnlara kadar her yerde kullanılan bir modülasyon türüdür.

Temel olarak, çok basit bir şekilde anlatmak gerekirse,  AM sinyalinin, taşıyıcı sinyali ve sinyalin alt veya üst tarafının kesilmesi ile oluşturulan, gücün tamamını çok çok dar bir bandtan iletebilen halidir.

Bunun tabii ki avantaj ve dezavantajları var.

Avantajı, çok daha düşük güçler ile çok daha uzaklara erişebilmeyi, dar bir band aralığında çok fazla amatörün haberleşebilmesini sağlar.
Dezavantajı ise ses kalitesinin iyiden iyiye kötüleşmesidir.

AM ve SSB karşılaştırması şu şekilde görülebilir.


SSB modülasyonunda yukarıda bahsettiğimiz gibi, sinyalin bir kısmı kesilir. 
Bu kesilen kısmın yönüne göre LSB veya USB yani Lower Side Band veya Upper Side Band ismini alır.

7 MHz bandı dahil, 7 ve daha altı frekanslarda LSB modülasyon kullanılırken, Üst bandlarda USB modülasyon vardır.

Tabii istisnaları mevcut.
JT65, FT8 gibi dijital modların kullanımı sırasında frekanstan bağımsız olarak USB modülasyonu kullanılır. 
Ayrıca , uydu çalışmaları sırasında, Lineer transponder içeren uydularda TX LSB, RX USB olarak yapılır. Ama dediğim gibi bunlar istisnai durumlar.


Peki , pırıl pırıl HiFi kalitesinde konuşabilmek varken, niye bu amatörler VHF UHF hatta GHz bandlarında SSB kullanmakta ısrar ediyor?

Cevabı yukarıda saklı.

Bir, FM çok geniş bir band kaplar. Bu da kullanılabilir aralıkları azaltır. Aynı anda konuşabilecek istasyon sayısını oldukça düşürür.

Düşünün ki 7 MHz bandında 7.00-7.200 kHz arası amatör band, Burada contest zamanı yüzlerde istasyon duyabilirsiniz. Eğer FM kullanılıyor olsaydı, 20 operatör ancak kullanabilirdi.

Ayrıca, cihazınızın ürettiği 100W'Lık bir gücü çok geniş bir aralığa yaymakta, çok daha noktasal bir aralığa sıkıştırmak menzili açısından da oldukça fark yaratır.



Bu yüzden her ne kadar, bazı amatörler tarafından SSB , sadece HF bandlarında kullanılıyor olarak bilinse de, özellikle DX yani uzak mesafe haberleşmesi yapan amatörler tarafından tüm amatör bandlarda kullanılmaktadır.

Bu yüzden, bulunduğunuz şehrin röleleri haricinde de bir yerlerle konuşabilmek, VHF'te bile birkaç bin km mesafeler gidebilmek istiyorsanız, mutlaka ama mutlaka, VHF ve UHF bandlarında da SSB çalışabilecek cihazlar edinmeye bakın.

Digital modları kullanabilen (DMR gibi) telsizler her ne kadar size daha teknolojik, daha eglenceli gibi gelse de, amatörlük CW ve SSB ile başlar.
Bir yatırım yapacaksanız bu yönde yapmanızı amatörlük açısından tavsiye ederim.




1 Şubat 2019 Cuma

HF Frekanslar ve Özellikleri

Eminim epey bir yerde benzer bilgileri okumuşsunuzdur , zaten çoğumuz da tecrübelerimiz ile bunları biliyoruz ama, yeni başlayan arkadaşlar için özet bir bilgi olarak paylaşayım dedim.

HF bandındaki radyo dalgaları iyonosfere çarparak geri yansıma özelliğine sahiptir. Bu sayede çok düşük güçler ile neredeyse tüm dünya ile konuşabilmekteyiz. Ancak bu fiziksel olay, her noktada kesintisiz bir kapsama alanı oluşturmaz.
İşte bu durumu açıklayan temel kavramlar:

1. Atlama Mesafesi (Skip Distance) Vericiden çıkan radyo dalgalarının iyonosferden yansıyarak yeryüzüne ilk ulaştığı noktaya kadar olan mesafeye atlama mesafesi (skip distance) denir. Bu, sinyalin "gök dalgası" (sky wave) olarak katettiği en kısa yoldur.
2. Ölü Bölge (Skip Zone) Yer dalgalarının (ground waves) menzili dışında kalan ancak henüz gök dalgalarının yere inmediği arada kalan boşluğa ölü bölge (skip zone) denir. Bu bölgede bulunan alıcılar, ne yer dalgasını ne de yansıyan gök dalgasını alabildikleri için iletişime kapalıdırlar.
 Bu fenomen nedeniyle, belirli bir frekansta binlerce kilometre ötedeki bir istasyonla pürüzsüz bir görüşme yaparken, size sadece 150-200 km uzaklıktaki bir istasyonu hiç duyamayabilirsiniz.

Özetle: Çok uzak mesafe: Gök dalgasının yere indiği "atlama noktası" üzerindedir. Çok yakın mesafe: Yer dalgalarının ulaştığı doğrudan görüş alanındadır. Orta (Ölü) bölge: İki sinyalin de ulaşamadığı, "atlama"nın üzerinden geçtiği sessiz bölgedir. Bu durum kullanılan frekansa, günün saatine ve güneş aktivitelerine (iyonosferin yoğunluğuna) bağlı olarak sürekli değişkenlik gösterir..

Burada elbet hem sizin hem karşı istasyonun kullandığı anten tipi de çok önemlidir.
Eğer Yagi gibi uzak atım bir anten kullanılıyor ise ilk çıkış açısı küçüleceğinden sinyalin ilk atlaması çok daha uzağa giderken, NVIS tip bir anten kullanılıyor ise, sinyaller neredeyse yere dik bir şekilde iyonosfere çıkacağından daha yakın mesafe haberleşme mümkün olur. 
Özellikle askeri HF antenleri genelde NVIS yapıda olup, lokal, orta-yakın mesafe haberleşmeler için optimize edilmiştir.

Skip Zone- Atlama Bölgesi



160m Bandı (1.8 MHz)

Iyonosferin D tabakasından yansıyan bu kısa dalga sinyaller yüzünden, gündüz 100-120 km’lik menzilin pek dışına çıkılamayan bu band, özellikle geceleri D tabakasının kaybolmasından sonra F tabakasından yansıdığı için uygun bir anten ile birkaç bin km mesafelere erişilebilir. Bu yüzden genelde gece kullanılan bir bandtır.
Kışın ve güneş aktivitesinin düşük olduğu dönemlerde çok daha sessizdir.

80m Bandı (3.5 MHz)

160m bandı ile benzerlikler gösterir. Ancak frekansı daha yüksek olduğundan D tabakasından daha düşük açılardan yansıyabilir. Bu yüzden gündüz menzili 2000 km’ye kadar çıkabilir. Gece veya Gün doğumu/batımı sırasında (Grey line) atmosferik gürültü de düşük olacağından 9000 km’lere kadar çıkma imkânı verebilir.

40m Bandı (7 MHz)


Bu frekans hala D tabakasından etkilenmekle beraber daha performanslıdır. SKip Distance (En yakın atlama noktası) 400-500 km ye kadar düştüğünden yakın mesafe hava haberleşmelerine uygundur. Ayrıca DX kullanıma da uygundur. Yaz aylarında atmosferik gürültünün yüksekliğinden dolayı performansı çok iyi olmaz ve güneşin 11 yıllık döngülerinden de etkilenmektedir. En kalabalık bandlardan biridir.

30m Bandı (10 MHz)

Şartları 40m bandına yakın olsa da, yazları propagasyonu çok daha açık bir bandtır. Gündüzleri 1600 km ye yakın bir menzili olan bu band, geceleri 12000 km civarı görüşmelere imkân verir. 24 saat kullanılan bir band olması bu bandın önemini arttırır. Ancak bu bandta SSB görüşme yapılamamaktadır. CW veya dijital modlar kullanılabilir.

20m bandı (14 MHz)

En popüler band olan bu band, yazları Iyonosferden kaynaklı tüm gün kullanılabilirken, kış aylarında akşama doğru tamamen kapanır ve sadece gündüz kullanılabilen bir band olur.
Alt bandlara nazaran daha gürültüsüz bir band olduğundan çoğu DX istasyonuna buradan ulaşmak mümkündür.
İlk atlama uzaklığı olarak gündüzleri 700km, geceleri de 1600 km civarında bir atlama noktası olduğundan mahallî görüşmeler için uygun bir band değildir.

17M bandı (18 MHz)


15M bandı ile benzerlik gösteren bu band, 11 yıllık güneş döngüsünden etkilenir. Solar aktivitenin maksimum olduğu dönemlerde gündüz ve gece kullanılabilmesine rağmen, bu aktivitenin düşük olduğu dönemlerde ancak öğle saatlerinde kullanılabilmektedir. Atlamak uzaklığı 1200 km civarındadır.

15M band (21 MHz)


20m bandının daha gürültüsüz alternatifi olarak görünen bu band, güneş aktivitesinin yoğun olduğu zamanlarda kullanılabilir. Aktivite yoğunken geceleri de kullanılabilen bu band, düşük aktivitede gündüzleri birkaç saat kullanım sunabilmektedir. Bahar aylarında ES(Sporadic E) açılımları ile yansıması mümkündür. 1600 km atlama uzaklığı vardır.

12M Bandı (24 MHz)


Bu band solar aktiviteye oldukça bağımlıdır. Solar aktivitenin yüksek olduğu dönemlerde her tür anten ile DX çalışabilme imkânı sunarken, solar aktivitenin düşük olduğu dönemde neredeyse tamamen kapanır. Sadece ekvatoral bazı enlemlerde limitli kullanım sağlar. Atlama uzaklığı 1600 km civarındadır.

10M Bandı (28 MHz)


12M bandına oldukça benzeyen bu band, solar aktivitenin yüksek olduğu dönemlerde çok düşük güçlerle 12000 km’ye kadar görüşme imkânı sağlayabilir. Bu dönem gün batımından sonra birkaç saat daha aktif kalabilir. Solar aktivitenin düşük olduğu dönemlerde band tamamen ölüdür. Ancak, VHF özelliği gösterebildiğinden dolayı, Meteor Yansıtma, SporadicE gibi yansıma türleri ile kullanılabilmektedir. Sporadic E açılımları ile multihop (çoklu yansıma) ile bahar-yaz başı döneminde 4000-4500 km mesafeler ile görüşmek mümkündür. Atlama mesafesi 2000 km olan bu band mahallî qsolar için kullanılamaz.

50 MHz bandı

50 MHZ Nedir

Evet son kararname ile 50 MHz bandı serbest bırakıldı diye okuyoruz ama nedir bu 50 MHz bandı.

Nam’ı diğer 6 metre bandı, magic band yani sihirli band olarak bilinir.
VHF bandı olmasına rağmen HF özellikleri de gösterdiği ve bu sayede çok uzak (kıtalar arası) haberleşmeye bile uygun bir band olması nedeniyle yoğun ilgi gösterilen bir bandtır. Sihiri de buradan gelir.

Bu bandta çalışırken iki yaklaşımınız olacaktır.
Eldeki 8900 serisi cihazlar gibi quad band sadece "FM" çalışan cihazları kullanabilirsiniz.
Bunlar ile daha çok 2m bandındaki gibi lokal haberleşme yapabilirsiniz
Şart değildir evet ama, VHF cihazınızda ulaşabildiğiniz aynı amatorlere 50 mhz ten de ulaşabilmenin pek bir espirisi yok. Bu bandın avantajı uzak mesafeye erişebilmek.. Tabii ki, Spe ya da tropo açılımı olduğunda çok daha uzak mesafeler ile görüşebilirsiniz ama SSB kadar sağlıklı olmayacaktır.


Tabii lokal haberleşme yapacağınız için omni-directional yani her yönde çalışan bir anten, tercihen vertikal bir anten kullanmanız gerek.

Bu da sizi asıl bu bandın güzel yönlerinden ayıracak bir sonuçtur.

Çünkü tüm dünyada olduğu gibi, avrupadaki amatörler de bu bandı daha çok uzak mesafe haberleşmesi için kullanmaktadır.
Bunun için de "SSB" modulasyonu kullanılır.
Eğer bu bandta çalışmak istiyorsanız 50 MHZ ssb çalışabilecek bir cihaz edinmeniz şiddetle tavsiye edilir.
Çoğu HF cihazda 50 MHz var. Olmayan cihazlara da

28-50MHZ transverter 20-25$ gibi bir fiyata takilabiliyor
http://transverters-store.com/50mhz.htm

Ya da 50 mhz çalışabileceğiniz kitler satılabiliyor.
qrp-labs yakında hf+6m çalışacak bir SDR telsiz çıkacağını yazmıştı. Heyecanla bekliyoruz bakalım.

Anten olarak uzak mesafe haberleşmesi için, yatay polarizasyonda bir anten kullanmanız tavsiye edilir.
Bu antenler yerinize göre, dipol, moxon ya da yagi olarak tercih edilmelidir.

IARU band planını incelerseniz görebileceğiniz gibi bu bandın değişik kısımları var (Her amatör bandta olduğu gibi)

50.000- 50.100 arası CW yani Mors haberleşmesi için ayrılmıştır.
50.100-50.500 MHZ arası SSB ve Beaconlar için ayrılmıştır ki kendi çinde yine alt bandlara ayrılır.

50.100-50.130 arası özellikle DX yani uzak mesafe gorusmeler için ayrılmıştır. Uzak mesafeden kasıt birkaç bin kilometre ve daha ötesi.
50.310 - 50.320 arası Earth Moon Earth haberleşmesi
50.320- 50.380 arası Meteor Scatter haberleşmesi
50.400 -50.500 arası Beacon sinyalleri

50.500 -52.000 arası da FM ve APRS,DV, RTTY gibi tüm dijital modlar için ayrılmıştır.


Tahmin edebileceğiniz gibi asıl eğlenceli aktivite 50.000- 50.500 arasında devam etmekte.

Anten tavsiyesi olarak ta,
aşağıdaki tavsiyeler kişisel görüşümdür.
Yerinize, ihtiyacınıza göre farklı anten türleri kullanılabilir.

50 MHZ Moxon
http://www.kg4jjh.com/pdf/6m%20Moxon.pdf
Yapımı basit verimi güzel bir anten.


50 MHZ LFA Yagi
http://www.g0ksc.co.uk/50mhz-lfa-yagis.html
adresinde 3 elemandan 15 elemana kadar değişik boyutlarda anten hesaplamaları ve resimleri mevcut. VHF için de kullandığım çok performanslı antenler olduğundan kendime de bunlardan bir tane yapmak istiyorum açıkçası

50 MHz Yarım dalga Vertical
https://www.qsl.net/dk7zb/6m/Vertical.htm

Ya da en basitinden 50 mhz için yapılmış bir dipol anten ile biraz zayıf ta olsa DX yapma şansınız olacaktır.

6M bandında propagasyon olarak, VHF teki gibi tropo, Sporadic-E, Meteor gibi tipler vardır.

En sık kullanılan tropo, mart-nisan gibi başlar, ekim-kasım gibi biter..
Bu süreler içinde çok rahat çoğu avrupa ülkesi ile konuşabilirsiniz.

Sporadic-E gibi açılımlar yakaladığınızda ise, ingiltere ya da multihop spE ile amerikaya bile ulaşabilmeniz olası.

73

Amatör Radyo Röle Kullanım Etiği



Özellikle yeni başlayan radyo amatörü arkadaşlarımın ilk duydukları, ilk görüşmelerini yapıkları yer olan rölelerin hem normal haberleşmede, hem de acil durumlarda kullanımında radyo amatörlüğündeki yeri büyüktür.


Yeni başlayan arkadaşlarımıza yol gösterici, biraz eskimiş olanlara da belki yanlış yaptıkları bazı şeyleri düzeltme adına amatör rölelerde konuşma etiği üzerine kısa bir yazı hazırlayayım dedim.
Eksik kaldığım, aklıma gelmeyen başka bilgiler varsa eklerseniz iyi bir kaynak olacaktır diye düşünüyorum.

Bol DX’ler diliyorum






RÖLEDE AKTİF OLMA:

Cihazı açıp dinleyeme geçtiğinizde tercihen TA2XXX QRV gibi bir mesaj ile dinlemede olduğunuzu belirtmeniz, sizinle görüşmek isteyebilecek istasyonlara bilgi vermiş olur.

ÇAĞRI:

Amatör bandlarda (röle, simplex, ssb mors dijital..her ne mod, frekans olursa olsun) ilk önce çağırılan istasyon, daha sonra çağıran istasyonun çağrı işareti belirtilir.
Doğrusu:
TA2XXX TA3YYY gibi..
Ya da
Karşı istasyon cihazdan uzaktır , tam duyamamılş olabilir diye, çağırılan istasyonun çağrı işareti birden fazla söylenebilir.
TA2XXX TA2XXX burası TA3YYY gibi.

Yanlış:
“Çağırılan istasyon TA2XXX çağıran istasyon TA2YYY” gibi bir çağrı yanlış veya yasak olmasa da , pek doğru bir çağırma yöntemi değildir. Bu şekilde çağrı yapmamaya özen gösterin..
Zaten ilk söylenenin çağrılan , ikincisinin çağıran olduğunu biliyoruz değil mi?

KİMLİK TEKRARI

Çağrı başında belirttiğiniz çağrı işaretlerini birkaç dakikayı geçen QSO’larda tekrar ederek sizi dinleyen ve yeni cihaz açmış arkadaşların da kim olduğunuzu bilmesini sağlayın. Bu sadece röle frekanslarında değil, simplex yapılan görüşmelerde de uygulanmalıdır. Nasıl olsa dinleyen yoktur demeyin, özellikle büyük şehirlerde sandığınızdan çok daha fazla kişi dinliyor olabilir.

RÖLEDE SİNYAL RAPORU VERME/ALMA


Rölelerde karşıdaki istasyon sinyal gücü olarak sizin gücünüzü değil, sadece rölenin gücünü göreceğinden RST(Readibility, Signal, Tone) raporunda sadece R yani okunabilirlik raporu verilir.
Bildiğiniz gibi bu ilk rakam 1-5 arasıdır.. Yani karşıdaki istasyona 59 rapor vermemelisiniz..Çünkü sizin için 9 "röleden" gelen sinyalin gücüdür.
R5, R4 ya da R3 geliyorsun ya da okunabilirlik 3, biraz parazitli geliyorsun denebilir."Biraz parazitli" demeye aslında gerek olmasa da karşıdaki istasyonun RST raporları konusunda çok bir tecrubesi olmayabilir. Bu yüzden açıklamak fena bir fikir değil gibi duruyor..
Bir yanlış kullanım, QRM’li geliyorsun gibi bir tabir.

QRM insan yapısı gürültüyü tarif eder. Yani, rölede biri konuşurken, üzerine biri konuşmuşsa, ya da oldu ya, yakındaki bir vericiden baskı alıp gürültü duyduysanız qrm demeniz normal. Ancak genelde rölede karşıdaki istasyonun sinyali zayıf ise, QRM’li geliyorsun yerine 1-5 arası okunma raporu vermeyi tercih edin.QRM doğru bir tabir olmayacaktır. Yanlışa alışmayın..

Karşıdaki istasyonun sinyali azalıp çoğalıyor ise buna QSB denir.
Röle şartlarında QRM e rastlamanız biraz zor. Maalesef röle görüşmelerinde sık duyduğum bir yanlış.

Bir başka yanlış ta, “Radyo kontrol, cihaz kontrol” gibi tabirler CB tabirleridir. Amatör radyo için bunun yerine “Sinyal/Okunabilirlik Raporu” istenir. Mümkün olduğunca bu tabirlerden kaçınmaya bakın.

ARA VERME


QSO sırasında peşpeşe konuşmamaya özen gösterin. İki tarafın konuşması arasında birkaç saniyelik bir sus payı(mandal boşluğu) vermeniz, röleyi başka kullanmak isteyen istasyonların kendilerini duyurmaları için fırsat olacaktır.
Ortak kullanılan bir alanı uzun işgal etmemeye bakın.

RÖLEDEKİ HADSİZLER:

İlginç bir başlık olabilir ancak, bazen, iki kişi’nin QSO’su sırasında üstlerine mandal atma, ton gönderme gibi etik ve ahlakın hiçbir alanına sığmayan davranışlara rastlayabilirsiniz.

Bunu yapan konuşan kişilere olan düşmanlığından da yapıyor olabileceği gibi, babasının cihazıyla oynayan bir çocuk ta olabilir. Cihazını yeni yeni kullanmayı öğrenen acemi bir amatör de olabilir. Akıl sağlığı yerinde olmayan biri olma olasılığı da göz ardı edilmemeli :) 

Tavsiyem, hiç duymamış gibi konuşmanıza devam etmek. Eğer QSO yapılamayacak kadar zorlamışsa, QSO’yu sonlandırmak ve polemiğe girmemek. Maalesef bu kişileri muhatap alıp söven amatör arkadaşlarımız da var.

RÖLE KULLANIM GÜCÜ

Röleye erişiminizde sağlıklı giriş yapabildiğiniz en düşük güçle giriş yapın. Bu hem QSO sırasında cihazınızın fazla ısınmasını engeller, hem de bataryalı bir el cihazı ile görüşüyor iseniz bataryanızın daha uzun dayanmasını sağlar.

ANI/ROGER BEEP KULLANIMI

Herkesin polis telsizlerinden alışkın olduğu ANI tonu (Yani Automatic Number Identification) amatör bandlarda kanunen yasak olmamasına rağmen, amatör band etiği nedeniyle kullanılması hoş karşılanmayan bir özelliktir. 
Bizim (radyo amatörlerinin)  telsizlerimizi kullanırken çağrı işaretlerimiz olduğu için ve güvenlik zimmet gibi sebeplerle telsiz kimlik takibi yapma gibi bir durumumuz olmadığı için bu tür ANI tonlarının amatör bandda kullanımı hoş karşılanmaz.
Özellikle hurdadan geri döndürme telsizlerde bu özellik desteklendiği için bazı arkadaşlar kullanıyor ama, ilk fırsatta kapattırmanızı tavsiye ederim.Hiç hoş duyulmadığı gibi, bana şahsen kompleks sahibi poliscilik oynayan/ya da kendine polis süsü vermeye çalışan insanları çağrıştırıyor.

Roger Beep yani konuşma sonundaki bip sesi, bazı rölelerde mevcut. Ama amatör kullanımdaki yeri genelde SSB görüşme sonrası görüşmenin bittiğini belli etmesi açısından . Yine kullanımı çok hoş değil, CB günlerinden kalma bir hatıra gibi geliyor bana.

CİHAZ KAPATMA

Artık cihazınızı kapacaksanız QRT, ya da başka bir frekansa geçecekseniz QSY kısaltmaları ile rölede diğer dinleyen istasyonları bilgilendirebilirsiniz.

19 Şubat 2018 Pazartesi

Cihazinizdaki frekans kaymasını hesaplama

Merhaba JT65 programlarını derleyen gruplardan birinin (Princeton Üniversitesi olur kendileri) WSPR diye bir yazılımı mevcut.
Programın iki özelliği var. Birincisi düşük güç ile (5 watt ve altı) propagasyon analizi yapmakta. Ki buna bir başka yazıda değineceğim..
İkincisi cihazınızın kristalindeki sapmayı ve frekans kaymasını hesaplayan bir yazılımı var.
Elinde frekansmetre olmayan arkadaşlar için yararlı olabilecek bir yazılım.

Nasıl mi kullanılıyor.
http://physics.princeton.edu/pulsar/k1jt/wspr.html adresinden WSPR+ FMT yazılımını indiriyorsunuz güncel link ( http://physics.princeton.edu/pulsar/k1jt/WSPR2.12_r3617.EXE )

Bilgisayarınız ile telsiziniz arasında bir ses bağlantısı olduğunu varsayıyorum. Yoksa önce bunu ayarlamanız lazım. Telsizinizin ses çıkışını bilgisayarınıza bağlayın.

Kurduktan sonra programı açın.
Önce setup'tan ses kartını seçin ki program telsizinizden gelen sesi duyabilsin.
(programın asıl fonksiyonunu atlıyorum) cihazınızın RIT'ini 0 yapıp frekansınızı HF zaman sunuculardan birinin frekansına ayarlıyorsunuz.
Bizim buradan rahat duyduğumuz zaman sunuculardan biri 15 MHZ. Cihazımız USB modda 15 MHz e ayarlandı mı? Tamam simdi RIT i -1500Hz yapın. Başındaki (-) yı unutmayın.
Programın setup kısmında advanced diye bir menü mevcut.
buraya girin. Measure an audio frequency'i secince siyah bir dos penceresi açılacak ve size burada bir hz degeri yazacak. Örneğin 1501.28 Hz .Asıl frekanstan bulunan frekansı çıkarıyoruz. 1501.28 - 1500 = 1.28 Hz bunu bir yere kaydedin
f1=15MHz d1=1.28Hz

Simdi RIT'i sıfırlayıp telsizinizi 10 MHz e ayarlayın. ve yine -1500 Hz e RIT değerini getirin.
Measure an audio frequency seçeneğini tekrar secin ve çıkan değeri yine not alın.

f2=10MHz d2=1500.92-1500= 0.92 Hz

Bu değerler elinizde ise hesaplamak için iki yöntem var. birincisi programın kurulu olduğu klasorde fcal.dat diye bir dosya var. bunu bir text editor ile acip içini su şekilde doldurun

Freq DF Callsign
(MHz) (Hz)
------------------------
10.000 1.28 WWV
15.000 0.92 WWV

daha sonra dos penceresi acip bu klasore gidip fcal.exe fcal.dat komutunu çalıştırdığınızda aşağıdaki gibi bir cikti oluşacak

C:\WSPR>fcal.exe fcal.dat
Freq DF Meas Freq Resid Call
(MHz) (Hz) (MHz) (Hz)
------------------------------------------------
10.000 1.280 10.000001280 -0.000
15.000 0.920 15.000000920 0.000

A: 2.00 Hz B: -0.0720

Yani cihazımız 2 Hz kayma yapmış, kristali de 0.0720 ppm hatalıymış.

El ile hesaplayayım derseniz

B = (d2 – d1) / (f2 – f1)
A = d1 – (B x f1)

Buradan da A (frekans kayma ) ve B ppm kayma degerlerini çıkarabilirsiniz.

-----------------------------------------------------------------------------------------------


Yukarıdakiler karışık mı geldi?

Aynı yöntemin daha basit bir yolunu şimdi anlatacağım.

malum elimizde tam kalibre bir sinyal generator yok ise, ya da bir gps assisted oscillator yoksa kullandığımız cihazın tam olarak frekansta mi olup olmadığını anlamamız oldukça zor.

hele cihazlarımız multiband ve biraz da eski ise kayma oranı yükselmiş olabilir.
Peki bu neye sebep olur?

Kendimden örnek verecek olursam yaptığım ölçümlerde cihazımın 10 mhz wwv sunucusuna göre 26 hz kaymış olduğunu tesbit ettim.
26 Hz nedir ki diyebilirsiniz.
Ama unutmayın ki bu kayma 10 MHz te. 144 MHz e geldiğimizde bu kayma 300 hz ten fazla bir değere çıkıyordu ki bu da EME ya da Meteor Scatter gibi modlarda soruna yol açabiliyordu.
Hele hele Uydu çalışıyor iseniz, 435 Mhzte 1 khz ten fazla bir değere çıkıyor ki, SSB için ciddi bir değer bu.

peki yöntemimiz nedir?

Öncelikle Spectran gibi hem ücretsiz hem de kullanışlı olan bir ses analiz programı indirilir. ( http://www.sdradio.eu/weaksignals/spectran.html )
Bilgisayarınız ile cihazınız arasında bir ses bağlantısının olduğunu var sayıyorum.

Telsiziniz USB, 9.998,500 frekansına ayarlanır. Burada bir ton duymanız lazım (10 mhz te bir anteniniz varsa)

Tabii bu işelri yaparken telsizinizin içini açıp frekans kalibrasyonu yapacağınız bölgeye erişim sağlarsanız daha iyi olur.
FT847 de bu alt kapağın altındaydı.

Açıp bendeki farkı 4 hz e kadar düşürdüm. Bu da DF imi VHF te 50 hz e kadar azaltmış oldu. Yine çok mükemmel değil ama daha kabul edilebilir bir değerde.


herhangi bir oynama yapmasanız bile cihazınızın frekansının ne kadar kalibre olduğunu görmek açısından kolay ve faydalı bir uygulama.

1 Şubat 2017 Çarşamba

Amatör Radyoculuk Nedir?






Amatör radyo, radyo amatörlüğü, ya da yabancıların dediği gibi hamradio, tanımı, beklentileri, dalları ,kişiden kişiye değişsede,  genel çerçeve olarak

"Hiçbir ticari menfaat beklentisi içinde olmadan, kendini Radyo(Telsiz) , haberleşme, Elektronik konularında geliştirmek isteyen kişilerin yaptığı hobiye denir"



Yani amatör adı, bu işi profesyonelce yani para için yapmadıkları anlamına gelmektedir..
Yoksa şöyle bir istasyonların "amatör" bir istasyon olduğu iddiasına girmek yanıltıcı olur..
w7jcr'nin sayfasından alıntılanmıştır
W2ZAA






Genel tanım bu...

Konuya tamamen yabancı olanlar için, radyo amatörlüğü "Şaban"'ın Yakışıklı  filmindeki gibi arkadaş arıyorum arkadaş tarzı bir etkinlik değil.

Yani bu videodaki şey kesinlikle değil






 Tüm dünyada (Yasaklı olan Kuzey Kore gibi birkaç ülke haricinde)  ülkelerin IARU'nun belirli kural ve tavsiyelerine uygun şekilde  devletin düzenlediği bir veya birkaç sınav neticesinde alınan bir ehliyet ile, Telsiz ve elektronik konularında araştırma deneme ve yayın yapma yetkisine sahip bireylerin oluşturduğu bir topluluktur.

Türkiye'de 1983 sonrası Radyo Amatörlüğü yasal hale gelmiştir.

Ülkemizde bu sınavı 6 ayda bir Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü gerçekleştirir.

Sınavdan geçer not alan arkadaşlar, aldıkları puana göre A B veya C sınıfı radyo amatörü olmaya hak kazanır.
Bu sınıflar arasında, yayın yapabildikleri frekans ve güçler açısından fark vardır.

A sınıfı amatörler, ülkedeki "amatörler için izin verilmiş olan tüm bandlarda" maksimum legal güç limitleri dahilinde istasyon kurmaya ve işletmeye yetkilidirler.
B sınıfı amatörler ise, HF bandlarında sadece 7 MHz te 5W maksimum güçte ve VHF/UHF bandlarında çıkış yapmaya yetkili,
C sınıfı amatörler ise, sadece VHF ve UHF bandlarında çıkış yapabilmeye yetkilidir.

Sınavı kazanan kişilere devlet kurumu tarafından bir çağrı işareti verilir..
Bu çağrı işaretinin ilk kısmı ülke kodudur.

Örneğin benim çağrı işaretim olan TA2NC'yi ele alırsak,
TA= Türkiye   2 = Türkiye'nin 2. bölgesi   NC= ise devletin kişiye özel verdiği suffix kısmıdır.

Türkiye bölgeleri şu şekildedir;

Radyoamatorleri.com sitesinden alınmıştır




Bu hobi, elektronik ve RF çevresinde dönmesine rağmen, bazıları, mekanik işlerle (Anten, kule vs) bazıları, yazılım tarafıyla (amatörlere hizmet edebilecek yazılımlar gibi) , bazısı, uydu, ay ,meteor haberleşmeleri,  bazısı contest, field-day, JOTA gibi aktivitelerle ilgilenmekteyken, maalesef benim amatör diyemeyeceğim bazıları sadece bulundukları şehirdeki rölelerden sohbet etmek dışında hiçbir şeyle uğraşmamakta.

Şahsi fikrim, 30 yıldır ehliyeti olan ama hiç araba sürmemiş olan annem, ne kadar şoför ise, sınava girip es kaza lisans almış, rölede konuşmaktan başka hiçbir aktivite yapmamış  bu arkadaşlar da o kadar amatör.
Bazen röledeki sohbetler sırasında kulak misafiri oluyorum. Sık sık röleye çıkıp, amatörlüğümü ilerletmeye çalışıyorum hocam diyen arkadaşlara.. Ucu bucağı olmayan, sürekli yeni şeyler öğrenebileceğiniz bu hobide "sadece" rölede konuşmakla amatörlük maalesef öğrenilmiyor..


Amatörlük her gün bilginize bilgi katmakla olur..
Amatörlük evet, biraz para harcamakla olur.. Ama kesenize göre binlerce dolar yerine, 30 dolarlık bir Çin malı telsiz ve gerekirse evdeki hurda elektrik tellerinden yapacağınız bir anten ile Uydu görüşmesi ile bırakın bulunduğunuz şehri, bulunduğunuz kıtanın bile dışına çıkabilmekle olur..

Amatörlük, varsa elektronik bilginiz, hurdalıktan toplayacağınız kartlar devreler ve telsizlere biraz da kendinizden katıp yeni bir şeyler çıkarmakla olur..

Amatörlük, yapabiliyorsanız yeni antenler tasarlamak, yapamıyorsanız, farklı anten modellerini deneyerek , birbirine olan artı eksilerini gözlemlemekle olur..

Amatörlük Contest ve benzeri aktivitelere katılıp TA çağrı işaretini dünya listelerinde göstermekle olur..

73


Rainscatter Nedir

 10 GHz bandında mikrodalga haberleşmesi ve amatör telsizcilikle uğraşanlar için en heyecan verici propagasyon (yayılım) türlerinden biri şü...