10 ghz sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
10 ghz sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

17 Mayıs 2026 Pazar

Rainscatter Nedir

 10 GHz bandında mikrodalga haberleşmesi ve amatör telsizcilikle uğraşanlar için en heyecan verici propagasyon (yayılım) türlerinden biri şüphesiz Rainscatter (Yağmur Dağılımı) modudur. 


Amatör telsizcilikte VHF, UHF ve özellikle SHF (Mikrodalga) bantlarına geçtiğimizde, ufuk çizgisi en büyük sınırımız haline gelir. Ancak doğa, bize bu sınırları aşmamız için harika fırsatlar sunar. İşte bu fırsatların en dinamik ve heyecan verici olanlarından biri: Rainscatter (Yağmur Dağılımı).

Peki, arkasını göremediğimiz koca bir dağın arkasındaki istasyonla hatta bazen yüzlerce km mesafede, sırf arada şiddetli bir yağmur var diye 10 GHz'de nasıl QSO yapabiliyoruz? Gelin bu işin arkasındaki fiziğe ve pratik detaylara yakından bakalım.

1. Rainscatter Nedir ve Hangi Frekanslarda Etkilidir?

Rainscatter, elektromanyetik dalgaların atmosferdeki yoğun yağış alanlarına (yağmur, dolu veya sulu kar fırtınaları) çarparak saçılması ve bu sayede normalde görüş hattında (Line of Sight) olmayan istasyonların birbirleriyle haberleşebilmesi durumudur.

Bu olay her frekansta gerçekleşmez. Frekans seçiminde kritik parametre, sinyalin dalga boyu ile yağmur damlasının fiziksel boyutu arasındaki ilişkidir.

  • Alt Sınır (Kritik Eşik): Yağmur dağılımı genellikle 4.3 GHz (6 cm) civarında kendini göstermeye başlar. 144 MHz veya 430 MHz gibi alt bantlarda yağmur damlaları dalga boyuna göre çok küçük kaldığından sinyal doğrudan içinden geçer (dağılım ihmal edilebilir düzeydedir).

  • En Verimli Bantlar: Bu modun en popüler ve verimli kullanıldığı frekanslar 10 GHz (3 cm) ve 24 GHz (1.2 cm) bantlarıdır. 10 GHz'de 3 cm olan dalga boyu, fırtına bulutlarındaki iri yağmur ve dolu tanelerinin boyutlarıyla mükemmel bir rezonansa girer.

  • Üst Sınır (Zayıflama): 24 GHz'in üzerine çıkıldığında (örneğin 47 GHz veya 76 GHz), yağmur damlaları sinyali dağıtmaktan ziyade emmeye (attenuation/zayıflatma) başlar ve sinyal yok olur. Bu yüzden 10 GHz, rainscatter için "altın frekans" olarak kabul edilir.

2. Yağmur Damlaları Sinyali Nasıl Dağıtır? (Mie Saçılması)

Peki, sıvı haldeki bir su damlası nasıl olur da bir ayna gibi davranıp 10 GHz sinyalini yansıtır?

Buradaki fiziksel fenomen aslında bir "yansıma" (reflection) değil, saçılma (scattering) olayıdır. Elektromanyetik dalga boyu, çarptığı parçacığın (yağmur damlası) boyutuyla hemen hemen aynı olduğunda Mie Saçılması (Mie Scattering) teorisi devreye girer.


Mie Saçılması


Sinyal bulut kütlesine ulaştığında, her bir yağmur damlası küçük birer dielektrik saçıcı (anten) gibi davranır. Gelen enerjiyi emer ve her yöne doğru yeniden yayınlar (re-radiate). Bu saçılma izotropik (her yöne) değildir; sinyalin büyük kısmı ileriye doğru (forward scatter) ve bir kısmı da geriye doğru (backscatter) yayılır. İki amatör telsizci, antenlerini aynı yağmur hücresine (rain cell) çevirdiklerinde, bu saçılan sinyaller üzerinden havada buluşmuş olurlar.

Rain Scatter

3. Sinyal Güçlenir mi, Saçılır mı? Ses Kalitesi (Audio) Neden Bozulur?

Rainscatter haberleşmesinde en çok şaşırtılan konulardan biri sinyalin karakteristiğidir.

  • Sinyal Gücü: Sinyal kesinlikle güçlenmez, aksine ciddi bir saçılma kaybına (scattering loss) uğrar. Ancak antenlerin kazancı (gain) yüksek olduğunda ve doğru yağmur hücresi hedeflendiğinde, normalde hiç duyulamayacak bir sinyal birden gürültü eşiğinin üzerine çıkar.

  • Ses Kalitesindeki Değişim (Doppler Etkisi ve Distorsiyon): Rainscatter üzerinden gelen bir CW (Mors) veya SSB (Ses) sinyalini dinlediğinizde, sinyalin saf ve net olmadığını, "hışırtılı", "coşkulu" (watery/gurgling sound) veya adeta bir fırça sesine benzediğini fark edersiniz. Bunun nedeni, bulut içindeki binlerce yağmur damlasının rüzgar nedeniyle sürekli ve farklı hızlarda hareket etmesidir. Her bir damladan saçılan sinyal, mikroskobik düzeyde farklı bir Doppler kaymasına uğrar. Bu durum sinyalde faz dalgalanmalarına ve frekans yayılmasına (spectral broadening) yol açar. 10 GHz'de bu bozulma o kadar yoğundur ki, bazen karşı istasyonun sesini tanımak imkansız hale gelebilir.

Scattering 

4. Hangi Modlarla Haberleşme Yapılır?

Sinyal kalitesindeki bu dramatik bozulma, mod seçimini doğrudan etkiler:

  • CW (Mors Kodu): Rainscatter için en güvenilir ve bir numaralı moddur. Sinyal ne kadar hışırtılı ve yayılmış olursa olsun, insan kulağı o ritmik tonu ayırt edebilir. Genelde ayırt edilmeyi kolaylaştırmak için daha kalın/pes tonlar (keskin bir 800 Hz yerine daha geniş bir ton) tercih edilir.

  • SSB (Ses): Güçlü yağmur hücrelerinde SSB haberleşmesi mümkündür. Ancak Doppler etkisi nedeniyle ses robotikleşir ve hışıldar. Anlaşılırlığı artırmak için tane tane ve yüksek sesle konuşmak (ve gerekirse hecelemek) gerekir.

  • Dijital Modlar (FT8, Q65 vb.): Klasik FT8 gibi modlar, rainscatter'ın neden olduğu yüksek frekans yayılmasına (doppler spread) karşı hassastır ve senkronizasyon kaybedebilir. Ancak WSJT-X yazılımındaki Q65 modu, mikrodalga saçılma modlarındaki bu faz kaymalarını tolere edebilecek şekilde özel olarak tasarlanmıştır ve dijital rainscatter operasyonlarında başarıyla kullanılmaktadır. FM modu ise bu tür bir faz bozulmasında tamamen işlevsiz kalır, asla kullanılmaz.

Sonuç: Yağmuru Takip Etmek

10 GHz'de rainscatter kovalamak, radar haritalarını (meteoroloji radarlarını) izlemeyi, fırtına hücrelerinin yönünü tahmin etmeyi ve anlık anten çevirmeyi gerektiren harika bir satranç oyunudur. 

Yurtdışında (Amerika'da) iki istasyonun görüşebilmesi amacıyla yapılmış bir site var.

rainscatter.com sitesinde siz ve karşı istasyon girilerek uygun bulutlar seçilebiliyor.

rainscatter.com


Maalesef Türkiye'de bulut yüksekliğini meteorolojiden almak mümkün olmadığı için bu tür bir çalışma yapamasam da, cep telefonundaki meteoroloji uygulaması veya web sayfası üzerinden yağmur bulutları takip edilebilir.

Bulutların iki istasyonun arasında olmasına da gerek yoktur. Bazen her iki istasyonun görebileceği yükseklikte farklı açıda bir istasyon da iş görebilir.


Bir diğer önemli konu da polarizasyon.

Eğer iki istasyon arasında görüşme denenecek ise bu polarizasyonda en verimlisi Vertikal'dir.. Yağmur damlaları vertikalde daha uzun oludğundan verim yükselir. Ancak karşı taraf (örneğin beacon ise) horizontal ise, herm vertikal hem horizontal olarak ihtimali değerlendirmek lazım.


Ankara ilinde 10.451.700 frekansında 7/24 çalışan Horizontal polarizasyonda bir beacon'umuz var. 

Yukarıda da bir ekran çıktısını görebileceğiniz bu beacon muhtemelen kırk ikindi yağmurları gibi yüksek bulutlu yağışlarda birkaç yüz km uzaktan bile duyulma ihtimaline sahip. Bu yüzden radyo amatörü iseniz dinlemeyi deneyin. Duyarsanız bana bir kaydını gönderin ki size SWL sertifikanızı gönderebileyim.

Bu beaconu dinlemek için ortak her iki istasyonu da görebilen bir noktada yüksek yağış bulutları olmalı.. 

www.heywhatsthat.com adresinden yaptığım çalışmayi yapay zeka ile İstanbul Kayışdağı merkezli bir nokta ile birleştirdiğimde olası yüksek qso olasılığına sahip bulut oluşma bögeleri şu şekilde çıktı.

Ankara- İstanbul Rainscatter Bulut Bölgeleri




Bir sonraki gök gürültülü sağanak yağışta telsizinizin başına geçmeyi ve anteninizi o kara bulutlara çevirmeyi unutmayın!

73!


10 Şubat 2019 Pazar

10 GHz alıcı

Merhaba
Bugünkü çalışmamız 10 GHz bir alıcı nasıl yapılır.

10 GHz için en kolay yöntem bir uydu LNB'sini kullanmak.
Bu cihazların (Digiturk'unki farklı. Universal LNB olmasında fayda var)
IF frekansi 9750 mhz.
Yani bu frekansın üzerinde duyduğu herşeyi 9750 mhz azaltarak aşağıya gönderiyor.
Ama çalışması için bir bias-tee ye ihtiyacı var.
Bu ise çok basit.
Bir adet 100 pf mercimek kondansatör, yaklaşık 10-12 tur sarılmış bir bobin (ben bir matkap ucunun arkasına sardım. Kalınlığı o şekilde düşünün.)
hepsi o.

Ekte verdiğim fotoğraftaki gibi bağlayıp 12V uyguladığınızda LNB çalışmaya başlıyor ve downconvert ettiğiniz frekansta bulunan bir alıcı ile sinyali dinleyebiliyorsunuz.
Alttaki resimde turksat TRT feederi'i 10.953 GHz dinlemek için ayarladığım (10.853-9.750) 1.204 GHz frekanstaki sinyali gorebilirsiniz. Anteni oynatarak sinyalin kaybolduğunu da gözlemledim.
Bir sonraki hedefim Amator bandtaki EME caçlsan beacon'u yakalamak.

İyi denemeler.




Bias-tee




Turksat Beacon






Bu arada araştırmalarım sırasında öğrendigim birkaç detayı daha paylaşmakta fayda var.
Geniş bandlı uygulamalarda (Örn TV yayını gibi) bir sorun teşkil etmese de, amatör bandda kullanılacağı zaman LNB'nin PLL devresinin iyi olmasında fayda var.
Sanırım eski LNB lerde Dielectric Resonant Oscialltor denilen bir tür osilasyon devresi kullanılıyormuş Bu da frekansın stablitesini olumsuz etkileyen birşey. yeni tip LNB lerde (en adisinden cin malı birşey değil ise) PLL ünitesi, hatta daha üst modellerde TCXO lu modeller bile varmış.
Bu da özellikle SSB gibi dar band sinyalleri dinlerken frekansın kaymasının önüne geçen bir durum.

Şimdilik bodrumda uyumakta olan çanak anten ve LNB yi kullandım bakalim. Ay'ı görebildiğim zaman ay üzerindeki 10 GHz beacon ( DL0SHF) 10.368.025 MHZ teki CW beaconunu duymaya çalışacağım.

Bir sonraki adım ise bir aksilik olmaz ise mart ortası gibi atılması beklenen katar uydusunda bulunan 10 GHz Amatör band transponder.

Dinleme işinde başarılı olduktan sonra , 2.4 GHz bir transverter ile 13cm bandında çalışmaya başlamayı düşünüyorum. Böylece dünyanın 1/3 ünü sürekli gören bir uydu üzerinden haberleşmenin yolunu açmış olacağız sanırım.
Henüz pek etrafta duyulmasa da bence bu geostationary uydu işi amatör haberleşmede başka bir boyuta açılan kapı olacak.
üstündeki transponder aynı anda 50 qsoya izin verecek genişlikteymiş.
Çoğu amatörün elinde "henüz" 2.4 ghz ve 10 ghz cihazlar olmadığı için başlangıçta qso yapmak kolay olsa da zamanla zorlanacağımızı düşünüyorum. Önce girmekte fayda var.


transverter olarak Bulgar bir amatörün yapmış olduğu sg-lab.com adresinde görebileceğiniz iki tip transverter mevcut.

1.2 GHz (bu bandı kullanmak isteyen amatörler için) ve 2.4 ghz amator band transverter. Fiyatlarını sordum.
2.4 ghz cihaz 2Wlık bir çıkış gücüne sahip ( bu frekans için oldukça yüksek bir güç) 210 dolar a satıyormuş.
1.2 ghz lik model ise 180 gibi birşeydi sanırım.
Cihazların üzerinde external 10 mhz girişi, rf-vox ile ptt bağlantısı ihtiyacı duymadan çalışabilme.
bias-tee besleme gibi bir çok özellik mevcut.

17 Eylül 2021 Cuma

10 GHz bandı çalışmaları

 Hatırlarsanız, geçmiş yazılarımda 10 GHz bandı ile ilgili oldukça basit ama farklı bir amatör etkinlik yapmıştık.

TA2SUA ve TA2NAS ile beraber gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikte birkaç km mesafede 10 GHz bandında FM modulasyonu ile qso yapmayı başarmıştık. 


Bir aksilik olmaz ise bu hafta daha uzak mesafe denemeleri yapacağız.

Onu ayrı bir yazı ve videolar ile paylaşacağım.


Bu yazımda ise çok kısa br şekilde  gelecek planlarımdan bahsedeceğim.




Bu arkadaş biraz önce elime geçti.

20 watt'lık bir 10 GHz power amplifier.

Bu yeni bir projenin ilk ayağı.

Eğer benden önce davranan olmaz ise (olursa ayrı bir sevincim olur) TA'nın ilk 10 GHz EME istasyonunu kurma hazırlıklarına başlamanın ilk adımı bu PA.

Kısa süre içinde beklediğim bir 430mhz/10GHz transverter var. O da geldikten sonra bahçede 2 metrelik bir çanağı yerleştirecek uygun bir yer ve bu çanağın rotor kontrollerini tamamlayıp havaya çıkmayı planlıyorum.

Tabii bu arada yine 10 GHz tarafında bir beacon hazırlığım da mevcut.

Bu beacon ile gönderme yapılamasa bile, aynı Oscar 100 uydusunda olduğu gibi, bir uydu anteni bir LNB ve bir SDR ile kar ve yağmur bulutlarının durumuna göre 500-600 km'den bile beaconun duyulma ihtimali var.

Tabii burada iş meraklı amatörlere düşüyor.

Basit bir hazırlık ile (ki çoğunuzun evinde yukarıda saydıklarım vardır) en azından SWL olarak bu beacon'u takip edebilmeniz olası. Bunun ile ilgili detaylı bir yazıyı  Beacon projesini aktif hale getirdiğimde paylaşacağım.



Diyeceksiniz ki, 2 metredeki EME istasyonun neredeyse kilowatt çıkarken 20w ile nasıl EME yapmayı planlıyorsun?

Hatırlatmak isterim, 2m de kullandığım 2 adet yagi ile elde ettiğim toplam kazanç 17 db.

Yani amatör matematiği ile konuşacak olursak , 400W = 56 dBm + 17 dB =  73dBm , o da eşittir 20.000W bir EIRP güç ile çıkmış oluyorum.

10 GHz te ise 2 metrelik bir çanak 45 dBm civarı bir kazanç yapıyor.
20w ise yaklaşık 43 dBm
Yani toplamda antenden çıkan (hiç kayıp olmadığını varsayıyorum ki bu frekanslarda her ayrıntı kayıp demek) 88dBm yaklaşık 630.000Watt.

Yani 2M deki gücümden kat kat fazla.

10 Ghz'in havadaki kaybı 2m ye göre çok daha yüksek olduğundan 1.5 metreden daha büyük bir anten ile, orta güçte bir 3cm EME istayonu elde edilmiş oluyor.

Ama 3cm istasyonu demek maalesef çok para demek. Çünkü burada kullanacağınız konektör bile tanesi 15-20 Euro olan yüksek frekans özel konektörler.

Bakalım adım adım çıktığımız bu yolculuk ne kadar sürecek.


Görüşmek üzere.

 


19 Haziran 2019 Çarşamba

GHZ bandlar - 1

Daha önceki konularda kenarindan kıyısından birkaç paylaşım yaptığım GHZ frekanslar ile ilgili daha geniş bir bilgi vermek istedim.

Çoğu ülkede ayrı bir amatör camiaya sahip bu bandlar 1 ghz ve üzerindeki amatör frekansları içeriyor. Nasıl bizde 80/160 metre bandında farklı bir grup var, FT8 ciler ayrı bir oluşum, VHF/UHF röle/DMR /APRS çalışanlar gruplar oluşturuyorsa, GHZ'lerde "takılan" alt bandlarla ilgilenmeyen bir çok klup istasyonu mevcut..


Öncelikle Türkiye'de hangi frekansların izni var oradan başlayalım.

1240-1300 MHz (23cm)
5650-5670 MHz (5cm)
5820-5850 MHz (5 cm)
10450-10452 MHz (3cm)
24000-24050 MHz  (1.2cm)
47-47.2 GHz  (6mm)
75.5-76 GHz  (4mm)
134-142 GHz  (2mm)

band aralıkları ülkemizde amatör band kullanımına açık bandlardır.

Arada kalan 2300-2410 MHz aralığı için ise derneklerin BTK ile görüşmeleri sürmektedir. Bu band özellikle QO-100 uydusunun kullanılması için elzem bir band. Ayrıca bu frekansta yayın yapmak için kullanılabilecek filtre, amplifier mixer gibi cihazların, 2.4 GHz wifi haberleşmesi için çok miktarda ve çok ucuza üretilmesi ve bulunması bu bandıın kullanımını da tüm dünya amatörleri için kolaylaştırmaktadır.


Takdir edersiniz ki, bu frekanslarda (1.2 GHz bandı hariç) hazır cihaz bulmak mümkün değil.
Yani bir HF veya VHF/UHF cihaz gibi gidip komple satın alabileceğimiz cihaz yok.

1.2 GHz bandında durum biraz farklı. Bu frekansta çalışan sabit cihazlar olduğu gibi (TS2000X, IC-9700 gibi)  IC-X21 gibi FM çalışan el cihazları da bulmak mümkün. Hatta yurtdışında bazı şehirlerde 1.2 GHZ röleler bile bulunuyor.

Peki niye bu bandlarda çalışmalıyız??


Yaptığımız bu hobi, sadece telsizle konuşmak değil. RF üzerine araştırmalar yapmak , bunları incelemek, zorluklarını keşfetmek, çözmek, deneysel bazı yöntemleri denemek bulmak bu hobinin aslında ayrılmaz bir parçası. Ancak ülkemizde amatörlük Halk Bandı'nın çağrı işaretli versiyonu olmaktan ileri gidemediği için, bu konuda çalışma yapan amatör sayısı yok denecek kadar az.

Mikrodalga bandları ise, bugüne kadar alışık olduğumuz RF karakteristiklerinden çok daha farklı bir yaklaşım sunmakta bize.

Yaptığınız devrenin üzerindeki elemanların bacak boyundan, tipinden(genelde SM kullanılıyor)  , lehimin kalitesine, kullanılan konnektör tipi/markasından, hangi koaksiyeli kullanacağınıza kadar her şey yeni bir dünyaya yol açıyor.

Mikrodalga dünyasında bir de maddi olarak farklı rakamlar dönmekte. Bir yerde okuduğum yazıda, GHZ bandlarında ürettiğiniz her bir watt için yaklaşık 100$ harcamanız gerektiğinden bahsediyordu.
Kısmen doğru olsa da ucuza mal etmenin de yöntemleri var. Ayrıca önemli bir nokta, bu bandlarda zaten çok yüksek güçler de kullanılmıyor.  Şöyle bir örnek vermek gerekirse, 10 GHz te DX çalışmak için gereken güç en fazla 20-25W kadar. Bunun sebebi antenlerin kazancı..

Küçük bir örnek, 20Watt çıkış yaptığınızı ve bunu 60 cm'lik bir çanak kullanarak gönderdiğinizi düşünün. Bu çanağın 10 ghz teki kazancı en az 30 db. Bu da sizin antenden çıkan ham gücünüzü
yani EIRP değerinizi 73 dbm yani 20.000Watt .. 20 kilowatt yapmakta..
Bu rakam size biraz fikir vermiştir umarım..
60 cm bir çanakla 10W bir güce çıkabilirseniz, Earth-Moon-Earth haberleşmesi yapabilmeniz mümkün oluyor.




Gelelim nasıl bir yol izlenmesi gerektiğine..

Öncelikle en başta ihtiyacımız olan "her zamanki gibi" SSB yapabilecek bir telsiz..

Bu telsiz ile süreceğiniz bir transverter (daha önceki yazılarımda bahsetmiştim), kısa mesafelerde ihtiyaç olmasa da , olması iyi olacak olan bir PA, ve Anten...


Tabii bu kadar basit değil..

Transverter bildiğiniz gibi, mevcut IF frekansınızı, daha üst frekanslara çeviren bir cihaz..
Bunu da , üzerinde bulunan PLL devresi, kristaller ve multiplier develeri ile yapıyor.

Burada kritik olan şey, bu PLL devresinin kararlılığı.
Niye derseniz....

Devrenizde 10 MHz lik bir kristal kullandığınızı varsayalım.
Ortalama ucuz bir kristal 10-50 ppm arası (parts per million) kararlılıkta çalışır.
10ppm(en iyi değeri)   olarak kabul etsek, yaklaşık 100 hz lik bir sapma demektir.

HF bir telsizde 100hz bir salınım, hiçbir sorun yaratmayacaktır.
Muhtemelen hissetmeyeceğiniz bir değişim olacaktır.
Aynı kristali, VHF bandında kullandığınızda (yuvarlak olsun diye tam frekanslar yazmıyorum)
100 MHz e çarptığınızda 1khz sapma yaşayacaksınız..
Artık ufak ufak frekans kaymalarını hissetmeye başladınız. Zaten kullandığınız telsizde de , frekansı 100 mhz e ayarladığınızda aslında 100.001.000 civarı bir yerde ayarlanmış olabilir.

GHZ e çıkalım
1000 MHz(1 ghz)  te artık sapmanız, 10khz oldu.. Frekansınızın 10 khz lik aralıklarla salındığını, hatta cihaz soğukken başka ısındıkça başka frekanslara kaydığını düşünün..

10 GHz e geldiğinizde 100 khz lik bir sapma yaşıyorsunuz artık..
Bırakın SSB'yi.. FM bile konuşuyor olsanız, ne kadar fark yarattığını şöyle örnek vererek söyleyebilirim.
Siz 145.500 de simplex konuşurken 145.600 'de yani 100khz yukarıda bir röle konuşabilmekte..
Ve telsizinizin frekansının sürekli 145.400-145.600 arasında kaydığını hayal edin...

Peki çözüm ne..
Daha hassas kristaller , hatta TCXO , OCXO gibi kristaller, o da yetmedi GPSDO gibi teknolojiler kullanmak..

TCXO (Temperature Compensated Crystal Oscillator), kristalin ısınmasıyla beraber belirli intervallerde frekans düzeltmesi yapan bir kristal türüdür..
Normal bir kristale göre çok daha hassastır.
Ucuzdur ve günümüzde bir çok yeni telsizde kullanılmaktadır.Hatta, bazı telsiz firmaları, ya da başka amatörler, cihazınızın daha stabil olması için, bu kristali daha sonradan yükseltme kiti olarak satmaktadır. Örneğin TS480 HF telsizime, özellikle dijital modlarda daha yüksek hassasiyet için böyle bir kit alıp takmıştım. Cihazın frekans kararlılığı çok daha kararlı olmuştu.

OCXO  (Oven Controlledd Crystal Oscillator), kristalin izole kapalı bir kutuda, 70-80 derece gibi ısılara kadar ısıtılıp o frekansta kararlı kalması üzerine düşünülmüş bir kristal düzeneğidir. Hem yüksek güç harcar (bu yüzden bataryalı sistemlerde kullanıma uygun değildir) hem de maliyeti TCXO veya kristale göre yüksektir.

Rubidium Crystal Üretimi oldukça pahalı ama, kararlılığı çok yüksek bir materyalden üretilen kristallerdir. Atomik Saat hassasiyetine sahiptir. Sadece çok  hassas zaman ölçümü, ya da çok hassas frekans kontrolü (çok yüksek frekanslar) isteyen devrelerde kullanılır. Ayrıca hiç küçük te değildir. 

GPSDO (GPS compensated Digital Oscillator) GPS uydularındaki atomik saatlerden gelen veriyi işleyerek, sürekli frekans düzeltmesi yapan çok çok hassas osilatörlerdir. Fiyatları  yüksektir.
Yine de rubidium a göre maaliyeti oldukça düşüktür.

Hassasiyet seviyelerine gelecek olursak,

Kristal Tipi
Ppm
10 GHZ te olası sapma (+/-)
Normal Kristal
10-100
100 khz - 1Mhz
TCXO
1
10 khz
OCXO
0.5
5 khz
GPSDO/Rubidium
1x10-6
0.000001 hz



Göreceğiniz gibi, GHZ bandlarında karşılaşacağımız ilk sorun daha kaynakta başladı.
Yüksek frekansta çalışan çoğu telsizde, ölçüm cihazında, hatta osiloskopta bile External Reference Input görürsünüz... 10 MHz lik bu input normalde cihazın içine ilave edilmemiş bu tür çok hassas referans kristallerinin kullanımına olanak sağlar.

Yüksek frekans çalışan amatörler arasında en yaygın kullanım OCXO ve GPSDO olmaktadır.

OCXO, ilk açılıştan itibaren 40-50 saniyede en kararlı durumuna ulaşabilir. Ama 6 ayda bir gerçek frekansını gösterebilmesi için kalibrasyon ihtiyacı duyacaktır.

Yukarıda biraz bahsettiğim gibi, kristallerin aslında iki durumu var. Birincisi, ppm olarak ifade edilen frekans sapma /salınım miktarı ki bu zaman içinde ısıya bağlı olarak  frekansın hangi aralıkta değişebileceğini gösterir
İkincisi ise gerçek salınım frekansı...
Yani, 10 MHz'Lik bir kristal aslında 10.000.300 Hz ya da 9.999.500 Hz te çalışıyor olabilir. 100 Hzlik sapmasını bu frekans etrafında yapıyor olabilir.

TCXO ve OCXO kristallerin üzerinde dikkat ederseniz kalibrasyon için bir ayar vidası bulunur.

Bu vida ile zaman zaman kristalin frekansını gerçek değerine en yakın olması gereken değere göre ayarlamak gerekmektedir.Zaman içinde tüm kristallerde ayarlı frekansından sapma olacaktır. Kristal kullanıldıkça bu frekans kayması kaçınılmazdır.. Yani yeni alınmış bir telsiz ile masanızda 10 yıldır çalışan bir telsizin ekranda gösterdikleri frekans ile gerçek frekansları arasında bir fark olacaktır. 


GPSDO cihazlara dönecek olursak, bu cihazlar frekans bilgisini Uzayda dolaşan atomik saat içeren GPS uydularından elde eder.. Bu yüzden siz cihazı her açtığınızda, bu uydulardan gerçek frekans bilgisini alıp senkronize olmaktadır..

Tek dezavantajı, cihazı kullanacağınız yerin gökyüzünü görebilecek bir yerde (pencere kenarı vs) olmasıdır ki, GPS uydularına erişebilsin. Erişemez ise, kendi içindeki TCXO ya da OCXO kristali ile frekans üretmeye devam edecektir.  Bu konuda aliexpress ve ebay dahil bir çok sitede GPSDO satılmakta..  GPSDO'ların tabii ki tek meziyeti hassasiyet değil, bunun yanında temiz bir sinyal vermesi ve bunun mikserlerde rahat kullanılması da önemli. O yüzden her aldığınız GPSDO işinize tam yarayamayabilir. 


Bu konuda en bilinen ve tercih edilen ürün Leo Bodnar Mini GPSDO 
Yaklaşık 100 Pound fiyati olan bu ürün sadece 10 MHZ bir cihaz değil,
400 hz 800 MHz arası çalışabilen bir PLL devresi. Yani bir kere aldıktan sonra her testinizde kullanabileceğiniz , tam bir referans noktası. İster external reference olarak ullanın, isterseniz test yaptığınız cihazların frekanslarını büyük bir hassasiyetle ölçün.

Tercihiniz OCXO dan yana olacak ise, daha önce LNA'lerini kullandığım vhfdesign firmasının OCXO devresini tavsiye edebilirim. 30 Dolar gibi bir fiyatı var.  ADF4351 ile yapacağınız PLL devrelerinin external ref girişlerine bağlayabileceğiniz bir ürün.


Bu yazıyı burada bitirip, Bir sonraki yazıda bu üst bandlar için kullanacağımız bir diğer malzeme olan LO devrelerinden bahsedeceğim.

Şimdilik 73

27 Ağustos 2022 Cumartesi

10 GHz Beacon Uzak mesafe Testleri

 

Herkese merhaba,


Türkiye'de daha önce yapılmayan bir başka çalışma ile yine karşınızdayız.


Bir önceki 10 GHz Beacon yazımda anlattığım beacon'u güzel bir şekilde kutuladıntan sonra çatıdaki yerine yerleştirdim.

Şu an kendi evimin bulunduğu yerden testleri yapıyorum. Uzun süreli testlerden sonra belki çok daha geniş bir LOS (Line Of Sight) sahip başka bir lokasyona taşımam mümkün olabilir. 

Bir önceki yazımda basitçe beacon ne işe yarar niye kullanırız tarzı bilgiler ve nasıl duyarız tarzı birkaç bilgi vermiştim ama, özellikle nasıl duyarız kısmını tekrar açıklayayım.


10 GHz bandını duymak için gerekli ekipman:

1 adet LNB(Tercihen kristalli Octagon, MAC ya da daha da ideali BullsEye marka eger yoksa standart bir Uydu LNB'si.)

1 adet Bias-Tee devresi (Bir mercimek kapasitor, bir elle sarılmış bobin ve her iki tarafa uygun kablo,konektör)

1 adet SDR alıcı (RTL-SDR, Adalm Pluto, HackRF ya da 700 MHz civarında SSB /CW dinleyebilen analog bir alıcı)

SDR alıcı kullanılıyor ise bir de bilgisayar.

Hepsini birbirine bağlamak için ise ara kablolar, beslemek için 12V güç kaynağı vb.


Not: Mesafe biraz uzak ise bir adet te çanak kullanmak her zaman faydalı olacaktır. Biz bu denemelerde 40cm lik bir çanak kullandık.


Burada önemli bir ipucu Beacon yayını Horizontal yani yatay polarizasyonda.. Beaconu dinlerken antende konektör aşağı ya da yukarı değil yana doğru dönük olmalı böylece horizontal yani yatay dinleme yapmış olursunuz. Öbür türlü sinyali duymanız zorlaşır.


Evet.. Sıra geldi bugün TA2SUA yani Alper arkadaşım ile neler yaptığımıza.


Saat 10 gibi beni gelip aldı. Evden çıkmadna Beacon'un çaıştığına emin olarak evden ayrıldık.

Önce Polatlı istikametinde bir süre gittik. Sanırım 15km civarı bir uzaklıkta yolun kenarına çekip bir deneme yapalım dedik.

Ancak herhangi bir sinyal duyamadık. Daha sonra düşününce bunun sebebi beacon QTH ile bizim aramızda bize çok yakın dik bir tepenin bulunması. Sinyaller bize kadar ulaşabilecek şekilde kırılamıyor.


Sonra geri dönüp 10.2 km mesafedeki Yapracık Şeyh Şamil camii bahcesine gittik.

Burada cihazı açar açmaz sinyali duyduk.




Yükseklik eğrisinden görülebileceği gibi aramızda yaklaşık 5km mesafede bir tepe mevcut. 
Ancak buna rağmen çok kuvvetli bir şekilde sinyali duyabiliyorduk.




Bu videoda düzeneği anlatıyorum.

Burada ise, biraz daha denemelere devam edip arkada bir binadan yansıtma deniyoruz.





Buradaki denemelerimiz bittikten sonra bir sonraki hedefimize geçmeye karar verdik. Bu sefer hedef daha uzaklar. Ayaş tarafı. 
Biraz plansız bir çalışma olduğundan olup olmayacağna emin değildik. Olmaz ise, bir sonraki hedefimiz daha önce LOS çalışması yaptığım Pursaklar tarafıydı.

Ayaş'a geçerken tabii Sincan'da durup bir Karadeniz lokantası döneri yemeden olmaz dedik, yemekten sonra   cep telefonundan bulduğumuz bir dağ köyüne doğru yola devam ettik.

Yeni geldiğimiz nokta konum itibari ile Ankara'nın çoğu yerine hakim bir noktaydı.

Arkadaki puslu alan çok belli olmasa da Ankara.
Cihazı arabadan indirdik
Yere koyduk ve gücü açtık. O anda beacon sinyalini duymaya başladık.
Mesafeye baktık 30 km. Ama aramızda direkt bir görüş olmadığının da farkındaydık. 


Daha sonra yaptığım LOS analizinde de bu net bir şekilde belli oluyordu. Evimin hemen birkaç yüz metre yakınındaki tepe, 5 km ilerideki tepe, üstüne 8 km ilerideki tepe hepsi bize engeldi. Ama gayet okunabilir sinyal almayı başarmıştık.








Buradaki başarıdan sonra dedik artık dönme vakti.
Ayaş'tan Sincana doğru indiğimiz sırada, ya bu 10 ghz propagasyon şartları biraz daha esnekse.. Şuradan da bir deneme yapsak mı diye düşündük ve arabayı yolun kenarına çektik.
Cİhazı açtık ve ..... Beacon yine duyuluyor. Evet mesafe biraz daha yakın 28 km ama.. Aramızda dağlaar dağlar....
Soldaki Beacon'un olduğu bölge. Gördüğünüz gibi aramız tamamen bloke.Hatta Beacon'un bulunduğu yerden çok daha alçaktayız.Ama sinyal harika..


Bu kadar denemeden sonra eve dönme vaktidir diyip döndük.

Yaptığımız testler sonucunda elde ettiğimiz 10 GHz propagasyon şartları hakkındaki bilgiler ışığında başka lokasyonlar da belirlediğimiz gibi, bir sonraki çalışmada normalde sinyal duyamayan bölgelerden RainScatter yani yağmurdan yansıtma sayesinde sinyal alıp alamayacağımızı da test etmeyi planlıyoruz.


Unutmayın Ankara ve birkaç yüz km içerisinde bir bölgede yer alıyorsanız, yukarıda saymış olduğum ekipman ile sizin de bu beacon siynalini almanız hiç zor değil. Siz de kendinizi 10 GHz'in büyülü dünyasına dahil edebilirsiniz.

Beacon sinyalini duyduğunuzda locator ve mümkünse beacon kaydı ile beni bilgilendirebilirseniz ülkemizde 10 GHz bandının ilk adımlarını hep beraber atmış oluruz.




















20 Mart 2024 Çarşamba

Yeni(Çok ta değil) bir dijital Mod.. Q65

 Selamlar,

HF dünyasından insanlar önce jt65 ile tanıştı, sonrasında FT8 ve FT4 ile zayıf propagasyon şartlarının olduğu zamanlarda düşük güçler ve kötü şartlar altında bile dünyanın uzak köşeleri ile haberleşmeyi sağladı.


Birçok radyo amatörü için bu beraberinde bir başka tartışmayı getirdi haliyle.. İnsanların SSB CW gibi modlardan neredeyse topluca dijital modlara geçişi akıllara QSOları bilgisayarlar mı yapıyor yoksa amatörler mi diye bir şüphe düşürdü ama, dijital modlar tam hızıyla devam ediyor.


Aslında Q65 çok ta yeni degil 2021 yılının başında yukarıda bahsi geçen modülasyonları yazan Joe Taylor'un özellikle 50 MHz ve üstü , tropo rain scatter, EME gibi zayıf sinyal ve saçılımların olduğu şartlarda çalışmak için geliştirdiği bir protokol. 

WSJT-X 2.4.0 versiyonundan itibaren de kullanılmaya başladı.



Genel kullanım detaylarını Quick Start linki altında bulabileceğiniz bu mod dediğim gibi VHF ve üzeri özellikle mikrodalga frekansları kullananların gitgide artan bir şekilde kullanmaya başladığı bir protokol.

Q65 5 alt modtan oluşmakta. A,B,C,D ve E modu. Temel olarka modlar arası fark daha çok farklı ton aralıklarından geliyor.

Kısaca Joe Taylor'un hangi frekans veya şartta hangi tip modulasyonu kullanmamız önerisi şu şekilde;

  • Trans-Equatorial Propagation (TEP) on 50 MHz: 15C, 30C
  • Ionospheric scatter on 50 MHz: 30A
  • QRP ionospheric scatter on 50 MHz: 120E
  • Ionospheric scatter on 144 MHz: 60C
  • TEP on 144 MHz: 30B
  • Troposcatter and rain scatter at 10 GHz: 60D
  • Small-dish EME, 10 and 24 GHz: 120E
  • Other EME: 50, 144 MHz 60A; 432 MHz 60B; 1296 MHz: 60C; 10 GHz: 60D

* K5ND'nin sayfasından alınmıştır.

Değişik zaman aralıklarında çalıştırmak ise aşağıda göreceğiniz kadar düşük sinyallerin decode edilebilmesini sağlamaktadır.


  • 15 seconds, -22.2 dB SNR, with a priori (AP) decoding -23.7 dB SNR.
  • 30 seconds, -24.8 dB SNR, with AP decoding -26.6 dB.
  • 60 seconds, -27.6 dB SNR, with AP decoding -30.2 dB.
  • 120 seconds, -30.8 dB SNR, with AP decoding -32.5 dB.
  • 300 seconds, -33.8 dB SNR, with AP decoding -37.4 dB.

WSJT-X programında gelen bir sinyalin çözme işlemi gerçekleştirilirken (aşağıdaki ekran çıktısında görebilirsiniz) yanında yazan Q kodlarının anlamı ise şu şekildedir;

  • Q0: Bu, ek AP bilgisi kullanmadan elde edilen bir çözme kodudur.
  • Q1: Bu genellikle AP'nin mesajı CQ çağrısı olarak çözmesi anlamına gelir, DX Çağrısı ve Grid bilgisi AP tarafından bilinmemektedir.
  • Q2: AP, sizin çağrı işaretinizi AP bilgisi olarak kullanmış, ancak DX Çağrısı veya Grid hakkında herhangi bir varsayım yapmamıştır.
  • Q3: AP, çözme işlemi için hem sizin çağrı işaretinizi hem de DX Çağrısını AP bilgisini kullanmıştır. İki çağrıyı tanımladıktan sonra, grid lokatörü, sinyal raporu, '73' gibi ek bilgileri arar.
  • Q32: İki iletimin ortalaması alındıktan sonra bir Q3 çözmesinin elde edildiğini belirtir.

Aiağıdaki ekran çıktısında, 10 GHz bandında 130 cm'Lik bir çanak, bir adet LNB bias tee ve bir sdr alıcı ile DL0SHF'in Almanya'da çalıştırdığı 10 GHz beaconun sinyalinin çözümünü görmektesiniz.

10 GHz bandında genelde Q65D kullanılırken, DL0SHF küçük istasyonların da çözümlemesi için ay doğuşundan batışına kadar otomatik olarak 10.368.025 Hz'ten Q65E ve CW yayınlarını dönüşümlü olarak yapmakta.
Bu frekansta aydan saçılma çok yüksek olduğu için 144 MHz teki gibi JT65 tarzı protokoller çok sağlıklı çalışamamakta.



13 Aralık 2021 Pazartesi

10 GHz EME çalışması

 Selamlar,


Çalışmalarımı takip eden istasyonlar epey bir süredir EME ile uğraştığımı biliyorlardır.

Bildiğiniz gibi 144 Mhz (2 metre) bandında bu çalışmalarımı yürütüyorum.

Ama uzun zamandır hayalini kurduğum çalışma bir de bu işi 10 GHz bandında yapabilmek.


Bunun ile ilgili olarak bir süredir cihaz toplama ve altyapı çalışmalarım devam ediyor. İlk olarak bu amaçla bir 120 cm'lik çanak anten almıştım.

Her ne kadar EME ye uygun olmasa da bulleye bir LNB de edinmiştim. Bunu hem QO-100 uydusunu dinlemekte hem de ileride lazım olursa 10 GHz bandında kayma olmadan dinleme yapabilme amacıyla almıştım.

Yine bu yolda 20W lık ta bir PA satın aldım. eksiklerim hala bu frekansa uygun bir LNA ve en önemlisi bu frekanslarda çalışabilecek bir transverter edinmek ki bu yolda da çalışmalarım devam etmekte.


Neyse başlangıç noktası her zamanki gibi önce dinlemek...

İşin nispeten basit tarafı. 

Ama yine de yazıldığı kadar kolay da değil. 

Çünkü bu frekanslarda çalışırken anteninizin aya +/-1 derece açı ile bakıyor olması gerekiyor. 

Öncelikle frekansımdan emin olmak için QO-100 uydusunun beaconuna göre RTL-SDR'min frekansını kalibre ettim.

Daha sonra QO-100 için kullandığım çanak antenimi göz kararı elimle aya doğru hizaladım. Bu akşam şansıma bulutsuz bir akşam olduğundan işim daha rahattı. 

Bunun peşinden alt katta bulunan bilgisayarımda SDR-Console yazılımı çalıştırdım. Sanal ses kartı ile (virtual audio cable) sdr console yazılımının ses çıkışını WSJT-X yazılımıma bağladım. Ve frekansını 10.368.025 MHz e ayarladım

WSJT-X te modülasyon olarak DL0SHF'in yayın yaptığı Q65-60E  60 Sn olarak seçtim.

Sonra cep telefonumdan bu bilgisayara remote olarak bağlanıp balkona çanağın yanına geçtim. 

Çanağın koluna bağladığım inclinometre ile elevation ayarını yaptım. Hemen peşinden çanağın altına doğru eğilip ay ile merkezledim. Bu sırada gözüm telefonda görebileceğim bir sinyal arıyordum.

Aşağı yukarı sağa sola derken ekranda bir yerlerde belli belirsiz bazı çizgi ve noktalar gördüm ve beklemeye başladım.

Bir süre sonra WSJT ekranında o heyecanla beklediğim decode edilmiş çağrı işaretini görmüştüm.


Üstteki 2m yazan yerler sizi yanıltmasın. programda heyecandan frekans seçmeyi unutmuştum. Son iki decode sırasında bunları da ayarladım.

10 GHz 2 metre bandından aydan yansıtmada da oldukça farklı.

2 metre bandından yaginizden çıkan yaklaşık 30 derecelik sinyal ayın tamamına çarpıp oradan yansır iken, 10 GHz te yukarıda yazdığım gibi bu açı genelde 1-2 dereceyi geçmiyor. Bu da sinyalin ayın ortasında küçük bir alana çarpmasını sağlıyor. 

Tabii dalga boyumuz da oldukça küçük olduğundan sinyal ayın yüzeyindeki her çukur ve yükseklikten farklı açılarda yansıyor ve bu da oldukça güçlü bir saçılmaya sebep oluyor. 

Bu yüzden sinyalleri 2 metredeki gibi kalın ve düz bir çizgi gibi görmek yerine saçılmış belli belirsiz bir sinyal olarak görebiliyoruz. 

Ancak decode değerleri oldukça farklı. Bu kadar zayıf gördüğüm bir sinyalin -8 dB kadar güçlü çözülebilmesine oldukça şaşırdım. 

Ayrıca aynı sıralarda EME chat sayfasında italyan bir amatörün raporunun da -4 dB oluşu ilginçti. 

Çünkü bu amatörün hem 180cm'lik bir çanağı vardı hem de bu frekansa uygun bir LNA'sı ve transverteri mevcuttu. Benim gibi 20 dolarlık bir cihaz ile çözmek yerine yüzlerce dolar verdiği bir ekipman kullanmaktaydı.

Sonuç olarak yine bir ilki başarmanın haklı gururunu yaşıyorum. Bir sonraki hedef aydan yansıtmak ve becerebilir isem kendi echo'mu da duyabilmek. Ama öncelikle yüksek hassasiyete sahip bir anten rotor sistemi kurmam gerekecek. 




 

24 Haziran 2024 Pazartesi

10 GHz saha denemeleri

 Selamlar herkese,

Geçtiğimiz bayram tatilini fırsat bilerek TA2SUA, TA2YGT ve TA9AAP ile beraber bir saha testi yapmaya karar verdik.


Ekipman olarak benim tarafımda


F6BVA'nın dizaynı olan bir 430-10 ghz transverter bulunmaktaydı. Kit olarak satın aldığım bu transverterı dizmek ve yapmak epey meşakatli olsa da birkaç ay önce tamamlamıştım. 


Cİhazın özelliklerine gelecek olursak TX'te 4dB civarı bir çıkış gcüne sahip. Hassas bir ayar yapsam 10 dB ye kadar çıkabilse de bana bu kadarı yeterli geldi.


RX tarafında yaklaşık 3-4 dB civarı bir Noise Figure'u mevcut. Bu biraz yüksek olduğundan ilave olarak alış tarafında bir de LNA kullandım.


F6BVA transverter

Biraz önce yazdığım gibi alıcı tarafındaki gürültü miktarını azaltmak ve daha iyi bir SNR değeri yakalamak için DU3T tasarımı bir LNA kullandım.

LNA 0.6dB NF e sahip olup waveguide için tasarlandığından girişinde bir de wr90-SMA adaptörü kullanmam gerekti.


DU3T LNA
WR90-SMA adaptörü


Aralarda kullandığım tüm coax patch kablolar digikey'den alınmış, kayıp miktarları ölçülmüş ve 10 GHz e uygun kablolar.


Tabii, TX / RX arasında geçişi sağlamak için bir sequencer, ayrıca tx/rx rf path'i seçmek için bir 18 GHz SMA RF Röle kullanmam da gerekti.


Bu cihazların beslemeleri için birkaç farklı stepdown güç kaynağı da ekledim.


Çıkış tarafının güçlendirilmesi için VK3XPD'den temin ettiğim eski KU band vericilerden çıkan bir amplifier kullandım. 17-18 dB gaini olan bu pA sayesinde yaklaşık 150mw güce kadar çıkabildim.


VK3XPD PA



Feed olarak I0JXX'in feed3 antenini kullandık.



Kullandığım 60 cm çanak ile bu frekansta kazancım yaklaşık 33 dB.


Yani 33+17+4 = 54 dB yaklaşık 250watt bir EIRP değerine ulaşmış oldum.


Karşı tarafta TA2SUA, yaklaşık 200 mw(23 dBm) çıkış gücüne sahip bir Kuhne 10 GHz transverter ve 40 cm çanak kullandı. Çanağın kazancı o frekansta 29 dB olup onun da toplam çıkış gücü 29+23 = 52 dB = 200 watt EIRP değerine ulaşmış oldu.


Ben ve Türker (TA9AAP)  Yapracık Şeyh Şamil camii bahçesinde yerleştim. Alper ve Yiğit ise Eskişehir sınırındaki Sarayköy mevkiine gitti. Aramızdaki mesafe 67.8 KM ve direkt bir LOS'a sahiptik.





Bu şartlarda telsizlerimizi 10.450.200 Mhz frekansına ayarladık ve birbirimizi direkt olarak duyduk. Antenlerin ayarları ile azıcık bir oynama sonrası sinyal seviyelerimizi S9+10dB civarına kadar çıktı. 


Önce CW, daha sonrasında SSB ile yaptığımız denemeleri FM görüşme ile sonlandırdık. Bu sırada her iki tarafta TA2YGT ve TA9AAP/2 de qso'larını gerçekleştirdiler.


Bir sonraki hedefimiz 100 km'nin üzerindeki mesafeler ve bununla ilgili yer arayışlarımıza da başladık bile.


Görüşmenin kısa bir videosu aşağıdaki linkte mevcut.






18 Şubat 2019 Pazartesi

Eshail Sat (Oscar100) Amatör Uydu

AMSAT-DL aracılığıyla, Bir katar tv uydusu üzerine dünyanın ilk geostationary, yani sabit yörüngeli amatör band vericisi yerleştirildi.
Bu ne demek, mevcuttaki amatör uydular gibi, bir-iki saatte bir geçen, 3-5 dk qso yapmaa musade eden uydular yerine, 7/24 aynı yerde duran sürekli olarak qso yapmaya uygun bir uydu demek..

Ancak ufak bir iki sorun var.
Uydunun gönderme frekansı (uplink) 2.4 GHZ Dinleme (Downlink) frekansı ise 10 GHz amatör bandlarında.
2.4 GHZ bandı henüz türkiyede açık değil. Yani, elinizde bu frekansta yayın yapacak bir telsiz bile olsa maalesef kullanamazsınız.
Ama bu uyduyu güzel masrafsız bir amatör çalışma ile takip edebilirsiniz.
İhtiyacınız olan , Bir 60cm'lik uydu anteni, Antenin ucundaki LNB, Bir bias-tee(aşağıda nedir değineceğim) bir de SDR alıcı.
Evet hepsi bu.

Bias-tee devresi bir koaksiyel kablo üzerinde radyo sinyali taşırken, bir yandan da voltaj taşımak için kullanılan bir devre.
Bu devre aracılığı ile, antendeki LNB'nin çalışması için gerekli 12V u taşıyor olacağız.
Ekteki devrede RF yazan yer, sdr'nin bağlanacapı uç, rf+dc yazan yer LNB ye gidecek olan uç, DC yazan yere de 12V vereceğiz.
Ben bu devreyi yapamam diyen için aliexpress te bias-tee diye aratınca çıkan devreler var.
Ondan kullanabilirsiniz.

Dinlemek için çanak anteninizi 25.5 Doğu yönüne çevirmeniz gerek.
Ve alıcınızı 10.489 GHZ e ayarlamanız gerek.
E peki SDRler maksimum 1.7 ghz e çıkarken 10.4 ghz e nasıl çıkacağız derseniz. LNB tam da bunun için var.

LNB nin görevi 10 ghz civarı gelen sinyali daha az kayıp yaşanacak olan daha düşük frekansa çevirmedir..
Genelde 9.750 ghz bir sabit frekansı vardır..
Yani, 10.489 ghz için, lnb ye bağlı olan sdr'mizi 10.489-9.750=739 mhz e ayarlamamız gerekiyor.

 adresinde bu şekilde duyduğum ilk uydu qso'sunu yayınlıyorum.

Ayrıca ben hiçbirini yapamam, ya da vaktim yok diyenler için,
web tabanlı olarak ta uyduyu dinleyebilmeniz mümkün.

https://eshail.batc.org.uk/nb/

15 Eylül 2025 Pazartesi

Türkiye'nin ilk 10 GHz Uluslararası QSO'su.

 Herkese selamlar,

TA2SUA Alper arkadaşım ve ben bir süredir bu üst magic band çalışmalarımızı bildiğiniz gibi sürdürüyoruz. (Dİğer çalışmaları ve kullandığımız cihazların detaylarını 10 GHz denemeleri başlığı altında bulabilirsiniz.)

14.09.25 tarihinde Kırım'da yaşayan R6KH ile daha önceden sözleştiğimiz gibi ilk uluslararsı QSO'muzu gerçekleştirmek için buluştuk. Tabii öncesinde karşılıklı en ideal yerlerin belirlenmesi için değişik toollar kullanarak çalışmalar yaptık. Haritalar inceledik RF analizlari yaptık ve yerleri belirledik.

R6KH Sivastopol yakınlarında deniz seviyesinden 300-350m irtifada bir yerde konumlandı.

TA2SUA ve ben ise Amasra'da bulunan Seyir Tepesi'ne yerleştik.




Tam seyirlik bir tepe.. Amasra


Konumların HamGPS datası


Karşı tarafta 66cm bir çanak ve 2W bir güç bulunmakta,

R6KH ve setup'ı


Bizde ise iki cihaz seti bulunmaktaydı.

Birincisi TA2SUA'nın 25 dB kazançlı horn antene bağlı Kuhne G5 200mW çıkış gücüne sahip transverteri,

İkincisi ise F6BVA transverter + el yapımı PA katı ile yaklaşık 150-200mW güç üretebilen bir transverter, LNA ve 60 cm'lik bir çanak antenden oluşmaktaydı.

TA2SUA cihazların başında

TA2NC


Her üç istasyon da Icom IC-705 telsiz ile IF katını sürmekteydi.

IARU R1 de her ne kadar amatör band 10368 Mhz olsa da Türkiye regulasyonlarında 10450-10452 MHz arası olduğundan alma ve göndermede farklı frekanslar kullandık.

R6KH gönderme frekansı olarak 10368 kullanırken dinlemede bize uygun olan 10450'yi kullandı.

Biz de tam tersi şekilde gönderme ve alma frekanslarımızı buna göre ayarladık.

İlk denemelerimize saat 11 gibi başladık. 1.5-2 saat kadar hiçbir sinyal alamadık.

Biz ümidimizi kaybettiğimizde Andy (R6KH) mikrodalganın sabır işi olduğunu beklememiz gerektiğini bize iletti.

İletti diyorum evet aramızda bir haberleşme yapmamız lazımdı. Bu yüzden teknolojinin nimetlerinden faydalanıp bu görüşmeleri WhatsApp üzerinden gerçekleştirdik.


Saat 14:00 gibi, birden cihazların waterfall'larında bir çizgi gördük.. Biraz frekans kayıklığımız mevcuttu ve spot frekansın üstüne geldiğimizde Andy'nin sinyalini zaman zaman S5 seviyesine kadar okuyabildiğimizi fark ettik.

Q65 modunda haberleşmeye çalışırken


Sonra karşılıklı denemelerimiz başladı bazen cw bazen ssb bazen Q65 dijital modlarda yaptığımız denemelerde sorun bizim duymamızda değildi.

Ancak bizim düşük çıkış gücümüz ve Andy'nin bulunduğu bölgedeki 70 cm IF bandındaki yoğun QRM sonucu, bizi duymakta oldukça zorlandı.

Ama sabır hassas ayarlamalar ve biraz da şans ile görüşmemizi tamamladık.

73'ü alınca...


Böylece Rusya-Türkiye arasındaki ilk 10 GHz QSO'yu gerçekleştirdiğimiz gibi, Türkiyenin de ilk 10 GHz uluslararası görüşmesini yapmış olduk.

Daha sonrasında her ne kadar bizi çok zayıf duysa da , Andy SSB ile bir kapanış konuşması yaptı.

Bizim düşük gücümüzden dolayı çok istesek te SSB görüşme yapamadık ama o da bir başka zamana..

Bu arada belirtmek lazım, dünyanın eğiminden kaynaklı olarak aramızda direkt bir görüş hattı yok. Ama tropo propagasyon şartlarını kullanarak haberleşme gerçekleştirdik. 

Tropo nedir bilgisine https://ta2nc.blogspot.com/2019/02/tropo-nedir.html linkinden erişebilirsiniz.

322 KM bir mesafede yapılan bu görüşme bizim hobinin bu mikrodalga tarafında daha çok ilgi duymamıza sebep oldu.





Bölge ülkelerinden yeni 3cm çalışabilecek amatörler buldukça bu tür çalışmaları gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Eğer Romanya Ukrayna ya da Bulgaristan hatta Yunanistan, Kıbrıs veya İsrail tarafından bunu bizim ile denemek isteyen amatör arkadaşlar olursa seve seve organize ederiz. 

Elbette nihai hedefim 3cm EME çalışmaları.. 


Andy ve arkadaşı R6KW'ya sabırlı ve güzel bu çalışmayı beraber gerçekleştirdiğimiz için tekrar çok teşekkür ederiz.


Aylar süren hazırlık..5 saatlik bir uğraş ve yediğimiz poyraz'ın sonucu :)


Burada da bu aktivite sırasında çektiğimiz bazı anları görebilirsiniz.






Rainscatter Nedir

 10 GHz bandında mikrodalga haberleşmesi ve amatör telsizcilikle uğraşanlar için en heyecan verici propagasyon (yayılım) türlerinden biri şü...